Türkiye'de faaliyette bulunan dar mükellef kurumun elde ettiği repo gelirinin ticari kazanç gibi vergilendirileceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/2642 K. 2002/1973 T. 13.5.2002 REPO GELİRİ DAR MÜKELLEFİYET TÜRKİYE'DE FAALİYETTE BULUNAN DAR MÜKELLEF KURUMUN ELDE ETTİĞİ REPO GELİRİNİN TİCARİ KAZANÇ GİBİ VERGİLENDİRİLECEĞİ HK. 193/md. 75 , 94 (5422/md. 24) Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: ..... Türkiye Merkez Şubesi İstemin Özeti: 2000/4 üncü ayı muhtasar beyannamesini repo gelirinin beyannameye ithalinin zorunlu olmadığı ihtirazi kaydıyla veren davacı dar mükellef kurum adına tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisi ve fon payının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesi 22.12.2000 günlü ve E: 2000/935, K: 2000/2117 sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesiyle, dar mükellef kurumların bir kısım kazanç ve iratlarının stopaja tabi tutulduğu, vergisi bu şekilde kaynakta kesilen kazanç ve iratların beyannameye ithalinin ihtiyari olduğu belirtilerek özel bir hüküm getirildiği, kurumlar vergisinin oranı, kurum stopaj oranları ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 4 üncü bendi ve yine 94 üncü maddede belirlenen stopaj oranları ile tam ve dar mükellef kurumların nihai vergi yükü arasında bir denge sağlanmak istendiği, kaldı ki kaynakta vergileme açısından kazanç unsurunun elde eden yönünden niteliği değil, hangi gelir grubuna girdiğinin önem taşıdığı, davacı şirketin diğer bankalar nezdindeki repo gelirinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olduğu ve ödeyen kurum tarafından stopaja tabi tutulduğu açık olduğundan aynı ödemenin ticari kazanç sayılarak kurumlar vergisi beyannamesine ithali suretiyle gelir (stopaj) vergisi salınmasında isabet görülmediği gerekçesiyle tahakkuk eden vergi ve fon payının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, davacı kurumun Türkiye'de bankacılık faaliyetinin bulunduğunu, elde edilen gelirin ticari kazanca ilişkin esaslara göre vergilendirilmesi gerektiğini ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Dava konusu olayda davacı şirket, bankacılık faaliyeti vermek üzere Türkiye'de şube açmıştır. Bankacılık faaliyetinin ticari faaliyet olduğu konusunda şüphe bulunmamakta olup, Türk Ticaret Kanunu'nun 12 nci maddesi de bunu doğrulamaktadır. Bu durumda davacı dar mükellef kurumun faaliyet alanıyla ilgili olarak işletmeye giren ve işletmeden çıkan iktisadi değerlerden kaynaklanan ve özsermayeyi etkileyen değer artışları da ticaridir. Bu açıdan bakıldığında davacı bankanın repo gelirlerinin ticari faaliyetinin bir uzantısı sonucu elde edildiği kuşkusuzdur. Elde edilen gelirin menkul sermaye iradı olması, elde eden yönünden bunun ticari kazanç olarak değerlendirilmesini engellemez. Nitekim Gelir Vergisi Kanununun menkul sermaye iratlarıyla ilgili 75 inci maddesinin birinci fıkrasının 14 üncü bendinde repo geliri menkul sermaye iradı olarak sayılmakla birlikte son fıkrada menkul sermaye iratlarının bunları sağlayan sermaye sahibinin ticari faaliyetine b...