Alınan teşvik priminin kaynak kullanımı destekleme primi gibi hesaplara gelir olarak kaydedilip, hasılata dahil edilmesi gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/445 K. 2000/5400 T. 21.12.2000 KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PRİMİ TEŞVİK PRİMİ ALINAN TEŞVİK PRİMİNİN KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PRİMİ GİBİ HESAPLARA GELİR OLARAK KAYDEDİLİP, HASILATA DAHİL EDİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 193/md. 39 , 40 Temyiz Eden : .... Ticaret Limited Şirketi Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı tarafından, Yatırım Teşvik belgesine dayanılarak 1998 yılında almış olduğu teşvik priminin hasılata dahil edilmemesi gerektiği ileri sürülerek ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilen zarara 27.708.316.000 lira tutarındaki teşvik priminin ilave edilmesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesi 5.10.1999 günlü ve E: 1999/331, K: 1999/593 sayılı kararıyla, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kurumlar vergisinin, 1. maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığı, Gelir Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinde, ticari kazancın bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet fark olduğu, elde edilen hasılatın, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları, giderlerin ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade edeceğinin açıklandığı, olayda yatırım indirimi ve teşvik belgesine sahip olan davacı kurumun Bakanlar Kurulu Kararı ile aldığı kaynak kullanımı destekleme priminin gelir olarak hesaplarına intikalinin ve beyannameye ilavesinin yasaya aykırı olmadığı, ayrıca Kurumlar Vergisi Kanununun yollamada bulunduğu Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yazılı giderler arasında kaynak kullanımı destekleme priminin sayılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı, aldığı teşviklerin kaynak kullanımı destekleme fonu ile ilgisinin olmadığını, yatırım teşvik priminin gelir vergisinin konusunu oluşturan kazanç türlerinin hiçbirine girmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Hazine müsteşarlığı tarafından yayımlanan, Yatırımlarda Devlet Yardımları ve Yatırımları Teşvik Fonu Esasları Hakkında Kararın Uygulan...