25.7.2019 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 15/5/2019 Tarihli ve E: 2017/156, K: 2019/37 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
‘… 1) 18.06.2017 tarihli ve 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesinin Anayasaya Aykırılığı 7033 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Hafta tatili kavramı anayasal bir hak ve ödev olarak düzenlenen ‘çalışma’ ile ilgilidir. Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkım tüm devletlere sosyal ve ekonomik adaletsizlikle, kırılgan grupların korunması, uluslararsı barışın tesisi ve sürdürülebilirliği konularında sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini göstermiştir. Savaşın ardından işçiler, kadınlar gibi özel grupların korunmasına yönelik çok taraflı anlaşmalar hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Savaştan sonra imzalanan Versay (Versailles) Barış Antlaşması da bunlardan biridir. Versay Barış Antlaşması, evrensel barışın, inşası ve sürdürülebilirliği için sosyal adaleti sağlanmasının önemini açıkça belirtmiştir. Antlaşma ayrıca, haftalık ve günlük azami çalışma sürelerinin düzenlenmesi gerektiğine yer verilmiştir. Birinci Dünya Savaşının yarattığı yıkımın yanı sıra, savaşın ardından daha görünür hale gelen sorunları çözebilmek amacıyla sosyal reformların yürürlüğe girmesi, politik ve sendikal baskılar, ahlaki ve insani yaklaşımlar, kalıcı barışa katkı sağlamak amacı çalışanların haklarının korunması düşüncesinin ülkeler tarafından benimsenmesini sağlamıştır. Nitekim, herhangi bir ülkenin, emeğin insani koşullarını benimsememesi, kendi ülkelerindeki durumu iyileştirme isteğinde olan diğer ülkeler için bir engel teşkil edeceği düşüncesi benimsenmiştir. Bu sebeple çalışanların emeğinin sömürüsüne karşı korunması düşüncesi, kendisini ilk olarak çalışanların haftalık çalışma ve dinlenme süresinin belirlenmesinde göstermiştir. Çalışma ve dinlenme hakkı Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından da önemsenen bir konudur. Hatta, Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışma yaşamı konusunda uzman kuruluş olarak Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kurulmuştur. ILO Anayasası çalışma koşullarıyla ilgili olarak; çalışma sürelerinin düzenlenmesi, günlük ve haftalık azami çalışma sürelerinin belirlenmesi zorunluluğunu işaret etmiştir. 1919 yılında Vaşington’da gerçekleştirilen Uluslararası Çalışma Örgütü’nün genel konferansından itibaren Örgüt, çalışma süreleriyle ve haftalık dinlenmeye dair birçok sözleşme hazırlamış ve bunlar yürürlüğe girmiştir. Birleşmiş Milletler bünyesinde Uluslararası Çalışma Örgütünün dışında çalışma yaşamıyla dolaylı veya doğrudan bir çok sözleşme hazırlanmıştır. Sözleşmeler dışında çeşitli bildirge ve ilkelerle de çalışma hakkı ve çalışanlara sağlanan güvencelere odaklanmıştır. Bunlardan ilki uluslararası olarak da yaygın olarak benimsenen Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’dir. 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi Türkiye tarafından 6 Nisan 1949 onaylanmıştır. Bildirge, uluslararası hukuk bakımından bağlayıcı nitelikt...