Şoför olarak görev yapmakta iken, yaptığı trafik kazası sonucunda birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmasından dolayı bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılan davacının, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan türk medeni kanunu'nun 357. maddesi uyarınca hacir altına alınmasına ve aynı kanunun 369/2. maddesi uyarınca velayet altına alınıp, babasının da veli olarak tayinine karar verilmiş olması nedeniyle davacının şartla tahliye olduğu dönemde göreve iade edilmesi istemiyle açtığı davanın görülebilmesi için velisi olan babasının davaya icazet vermiş olmasının yeterli olduğu, ayrıca sulh hukuk mahkemesinden husumet izni alınmasına gerek olmadığı hakkında.
12. Daire 2002/1369 E. , 2003/4082 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2002/1369 Karar No: 2003/4082 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf: … Vekili: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenle isteğin reddi gerekeceği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Davacının yargılanıp ceza alması sonucunda hacir altına alınmasına ve Türk Medeni Kanununun 369/2.maddesi uyarınca velayet altına alınıp babasının veli olarak tayinine karar verildiği açık olup, davacının şartla tahliye olduktan sonra göreve iade isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bizzat açtığı davaya velisi tarafından onay verildiğinden ve bu davanın görülebilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alınmasına gerek olmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, davacının, göreve iade edilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava açma tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanununun 357.maddesinde, bir yıl ve daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olanlara vasi tayin edileceğinin ve yine aynı Kanunun 405/8.maddesinde de, dava açabilmek için vasinin Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alması gerektiğinin kurala bağlandığı, olayda, davacının davalı idarede şoför olarak görev yapmakta iken 20.7.1997 tarihinde yaptığı kaza sonucunda birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğundan dolayı yapılan yargılaması sonucunda, 8 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, 7.10.2000 tarihinde şartla tahliye olunca da göreve döndürülmesi için idareye başvurduğu ve başvurusunun reddi üzerine bakılan davayı açtığı, daha sonra vasisi tarafından 10.1.2002 tarihinde davanın yürütülmesi yönünde dilekçe verildiğinin anlaşıldığı, ancak vasinin Türk Medeni Kanununun 405/8.maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinden izin alması gerekirken bu izni almadığı görüldüğünden, vasi tarafından doğrudan açılan davanın ehliyet yönünden incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın, 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı ve velisi, 22.11.2001 tarihİnde kabul edilen Türk Medeni Kanununun 471.mad...