Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka dava konusu bonolara dayalı olarak davalı borçludan alacaklı olduğunu, söz konusu alacakla ilgili olarak Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, dava konusu alacağa dayanak bonolar, vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen şimdiye kadar davalı borçlu tarafından ödenmediğini, bu nedenle dava konusu toplam bono tutarı olan toplam 15.000,00-TL bono bedelinin, (20.02.2016 vade tarihli 350,00TL bono bedelinin TTK 732.maddesinde anılan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ) vade tarihlerinden (TTK.m. 778/1-d, 725/1-b) tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, 14.650,00 TL bono tutarının % 0,3...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/182 Esas KARAR NO : 2020/171
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2019 KARAR TARİHİ : 17/02/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka dava konusu bonolara dayalı olarak davalı borçludan alacaklı olduğunu, söz konusu alacakla ilgili olarak Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, dava konusu alacağa dayanak bonolar, vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen şimdiye kadar davalı borçlu tarafından ödenmediğini, bu nedenle dava konusu toplam bono tutarı olan toplam 15.000,00-TL bono bedelinin, (20.02.2016 vade tarihli 350,00TL bono bedelinin TTK 732.maddesinde anılan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ) vade tarihlerinden (TTK.m. 778/1-d, 725/1-b) tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, 14.650,00 TL bono tutarının % 0,3 oranında komisyonu ( TTK.m. 778/1-d, 725/1-d ) ile birlikte davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Somut olayımızda davacının alacak dayanağı kambiyo senedine dayanmaktadır. Dosyamıza sunulan kambiyo senetlerinin incelenmesinde düzgün ciro zinciri ile davacıya geçtiği ve davacının hamil olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere kambiyo senedinden kaynaklı alacaklar illetten mücerrettir, böyle bir durumda borçlu söz konusu kambiyo senedinden borçlu olmadığını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Dolayısıyla ispat yükü bu aşamada davalı borçlu üzerinde olup, yargılama sırasında davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi ayrıca duruşma sırasında kambiyo senetlerinin altındaki imzaların da kendisine ait olduğunu ikrar etmiştir. Davalı her ne kadar imza attığını hatırlamadığını ve lehtar ile ilişkisinin olmadığını beyan etmişse de bu konuda herhangi bir yazılı delil ileri sürülmediğinden bu beyanlara itibar edilmemiştir. Uyuşmazlık konusu kambiyo senetlerinden 20.02.2016 vade tarihli bononun 3 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle söz konusu kambiyo senedi zaman aşımına uğramış olup, yazılı delil başlangıcı...