Kararın kesinleştiğinin öğrenildiği tarihe göre açılan davanın yasal süre içinde olduğu dikkate alınarak, bu tarihten önce davacıların kararın kesinleştiğini öğrendiklerine ilişkin bir bilgi veya belgenin olup olmadığı araştırılarak, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2004/13138 K. 2006/6976 T. 30.11.2006 İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ EYLEMİN İDARİLİĞİ KARARIN KESİNLEŞTİĞİNİN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHE GÖRE AÇILAN DAVANIN YASAL SÜRE İÇİNDE OLDUĞU DİKKATE ALINARAK, BU TARİHTEN ÖNCE DAVACILARIN KARARIN KESİNLEŞTİĞİNİ ÖĞRENDİKLERİNE İLİŞKİN BİR BİLGİ VEYA BELGENİN OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILARAK, ULAŞILACAK SONUCA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 7 , 13 İstemin Özeti : ? İdare Mahkemesince verilen 16.04.2004 tarihli E:2004/810, K:2004/504 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, davacıların murislerinin polis memuru tarafından vurularak öldürülmesi nedeniyle yasal faiziyle birlikte maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ?.. İdare Mahkemesince, davacılar murisinin davalı idare memuru tarafından görevi sırasında 01.07.2000 tarihinde ateşli silahla yaralanmasına bağlı olarak 12.08.2000 tarihinde vefat ettiği, bu tarihten itibaren bir yıllık idari başvuru süresi geçirildikten sonra 24.12.2003 tarihinde davalı idare kaydına giren dilekçe ile başvuruda bulunulduğu dikkate alındığında, süresinden sonra yapılan bu başvuruya idarece verilen cevabın 06.02.2004 tarihinde tebliği üzerine 01.03.2004 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, diğer yandan; zararı doğuran olayla davalı idarenin illiyet bağının, memurun yargılanması neticesinde mahkum olması ile öğrenildiği kabul edilse bile, açılan kamu davasında verilen kararın, söz konusu davada müdahil konumunda bulunan davacının vekilinin yüzüne karşı 16.10.2001 tarihinde okunduğu ve nihayet kararın 10.12.2002 tarihinde kesinleştiği görülmekle bu tarihten itibaren de bir yıllık süre geçirilerek 24.12.2003 tarihinde idare kaydına giren dilekçeyle tazminat ödenmesi istemiyle başvuruda bulunulması nedeniyle dava açma süresinin bu yönüyle de geçirildiği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacılar, anılan karar temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava açma süresi; özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay?da ve idare mahkemelerinde altmış gün olarak belirlenmiş, anılan Yasan...