Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının .... ana karakterinden ürettiği ek ünvanlar ile adına tescil başvuraları yaptığını, bu başvuraları yanında müvekkilinin ticaret unvanını oluşturan ve tescilsiz olarak kullandığı .... markasını .... sayı ile 21.06.2002 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalının marka hakkını suistimal ettiğini, müvekkiline ait ve kendisinin de kullanmadığı markayı adına tescil ettirerek haksızlık yaptığını, davalı adına tescili yapılan bu markayı hiç kullanmadığını, müvekkilinin kendi markasını kullanamaz ve tescil ettiremez duruma düştüğünü, davalı şirketin markayı tescil ettirdiği 21.06.2002 tarihinden bugüne kadar kullanmadığını, davalı adına .... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne, iptaline ve...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/341 KARAR NO : 2018/371
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 23/03/2015 KARAR TARİHİ : 29/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının .... ana karakterinden ürettiği ek ünvanlar ile adına tescil başvuraları yaptığını, bu başvuraları yanında müvekkilinin ticaret unvanını oluşturan ve tescilsiz olarak kullandığı .... markasını .... sayı ile 21.06.2002 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalının marka hakkını suistimal ettiğini, müvekkiline ait ve kendisinin de kullanmadığı markayı adına tescil ettirerek haksızlık yaptığını, davalı adına tescili yapılan bu markayı hiç kullanmadığını, müvekkilinin kendi markasını kullanamaz ve tescil ettiremez duruma düştüğünü, davalı şirketin markayı tescil ettirdiği 21.06.2002 tarihinden bugüne kadar kullanmadığını, davalı adına .... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne, iptaline ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait ilk marka başvurusunun 1988 yılına dayandığını, .... markasının kullanımının 1956 yılına dayandığını, müvekkilinin TPE nezdinde .... unsurlu tescilli 28 adet markası olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin yurtiçinde ve yurtdışında aralıksız yoğun kullanımı sonucu herkes tarafından tanınır hale geldiğini, ayırt edicilik kazandığını, davacının kendi ticaaret unavanını müvekkilinin ticaret unvanından ayırt etmek için gerekli tedbirleri alması gerekmesine rağmen almayıp marka olarak kullanmaya devam etmesinin marak hakkına tecavüz olduğunu, müvekkilinin markasını ayırt edici netliğini değiştirmeden sürekli olarak kullandığını, herhangi bir kullanmama durumu olmadığını, markanın ayırt edici karakterine zarar verilmeden farklı unsurlarla kullanmanın da markanın kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiğini, zarara uğrayarak markasını kullanamaz hale gelen, ticari itibarı ve markanın ayırt edici karakteri zedelenen tarafın müvekkili olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 15/03/2016 tarih, .... Esas ve ....Karar sayılı "Davacı tarafın davasının kabulü ile davalının ... ibareli .... sayılı markası kullanımı olmayıp, diğer kullanımlar farklı marka kapsamında olup, 2002/15448 sayılı .... markasının kullanılmama nedeniyle İPTALİNE, TPE kayıtlarından terkin edilmesine" dair karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 19.03.2018 tarih ve ... Esas, .... karar sayılı ilamı ile, "Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHKnin 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak, 24.07.20...