1. Başvuru, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi neticesinde elde edilen kayıtların imha edilmediğini ve alenileştirildiğini ileri sürülerek açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyetiyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. 2. Başvurucunun Hizbullah terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından 2011 yılında başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sürecinde başvurucu hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmıştır. 3. Başvurucunun da aralarında olduğu altmış dört şüpheli hakkında Başsavcılık tarafından 2/11/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar...
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR CEMAL ÇINAR BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numarası: 2020/25268) Karar Tarihi: 18/9/2024 R.G. Tarih ve Sayı: 21/1/2025 - 32789 İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Basri BAĞCI Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Metin KIRATLI Raportör : Çağlar ÖNCEL Başvurucu : Cemal ÇINAR Vekili : Av. Murat SADAK I. BAŞVURUNUN ÖZETİ 1. Başvuru, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi neticesinde elde edilen kayıtların imha edilmediğini ve alenileştirildiğini ileri sürülerek açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyetiyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. 2. Başvurucunun Hizbullah terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından 2011 yılında başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sürecinde başvurucu hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmıştır. 3. Başvurucunun da aralarında olduğu altmış dört şüpheli hakkında Başsavcılık tarafından 2/11/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; şüpheliler hakkında telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı, söz konusu tedbirin uygulanmasına 22/5/2013 tarihinde son verildiği, yürütülen soruşturmada operasyon yapılmasını gerektirecek mahiyette yeterli delile ulaşılamadığı, şüphelilerin gerçekleştirdiği görüşmelerin güncel görüşmeler kapsamında kaldığı ve neticede delil elde edilemediği belirtilmiştir. Bununla birlikte mahkeme kararlarına dayanılarak icra edilen iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin tedbirlerin kaldırıldığı vurgulanmış; telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 137. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca ilgili kişilere gerekli bildirimlerin yapılmasına, adli emanet memurluğunda bulunan kayıtlı materyallerin aynı maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca imha edilmesine, bu hususta anılan merciye yazı yazılmasına karar verilmiştir. 4. Başvurucu 29/1/2016 tarihinde İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak koruma tedbirinin kanuna aykırı şekilde iki yıldan fazla uygulanması nedeniyle 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2/7/2019 tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvurucu lehine 1.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin (Daire) 14/7/2020 tarihli kararı ile kesinleşmiştir. 5. Başvurucu, ayrıca 15/5/2016 tarihinde koruma tedbirine konu olan kayıtların imha edilmediği iddiası ile İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesine ilişkin koruma tedbiri neticesin...