Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2019/50 · K. 2019/96
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 25/12/2019 Tarihli ve E: 2019/50, K: 2019/96 Sayılı Kararı

E. 2019/50K. 2019/9624 Mart 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

sayılı Yasanın ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasanın 2’inci, 11 ’inci, 13’üncü, 49’uncu ve 60’ıncı maddelere aykırı olduğu iddiası ileri sürerek 5335 sayılı Yasanın ikinci ve üçüncü fıkralarının iptalini talep etmiştir. 21.04.2005 kabul tarihli 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası ile “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumlan, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan...

Karar Metni

“... Davacı vekili, 5335 sayılı Yasanın ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasanın 2’inci, 11 ’inci, 13’üncü, 49’uncu ve 60’ıncı maddelere aykırı olduğu iddiası ileri sürerek 5335 sayılı Yasanın ikinci ve üçüncü fıkralarının iptalini talep etmiştir. 21.04.2005 kabul tarihli 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası ile “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumlan, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.” hükmü getirilmiştir. Anayasamın 49’uncu maddesi çalışmanın sadece bir hak değil aynı zamanda bir ödev olduğunu hükme bağlamıştır. Ayrıca Anayasamın 49’uncu maddesi çalışma hakkının kanunla sınırlanabileceğini hükme bağlamamış olup Anayasamın 11 inci ve 13’üncü maddelerinde belirtildiği üzere kanunların Anayasa’ya aykırı olamayacağı ve temel hak ve özgürlüklerin Anayasa’da belirtilen sebeplerle kanunla sınırlanabileceği hükmü dikkate alındığında 5335 sayılı Yasanın ikinci ve üçüncü fıkrasının bu yönüyle Anayasalın 1 Cinci ve 13’üncü maddelerine açıkça aykırıdır. Aynı zamanda 5335 sayılı Yasanın ikinci fıkrasındaki sınırlamanın emekli veya yaşlılık aylığı alanlar için aylıkların kesilmesine şartına bağlanmış olması hakkın özüne dokunmakla, amacın Anayasa’nın 49’uncu maddesinin ikinci fıkrasında olduğu üzere çalışma hayatındaki düzeni sağlamak, işsizliğe engel olmak değil ölçüsüzce emekli ve yaşlılık aylığı alanların çalışma hayatını kısıtlamak olduğu aşikar olup bu yönüyle ilgili yasa maddesinin Anayasamın 13’üncü maddesindeki ölçülülük ilkesine aykırı olduğu da açıktır. 5335 sayılı Yasanın ikinci fıkrasındaki sınırlamanın emekli ve yaşlılık aylığı alanlar için aylıklarının kesilmesi şartına bağlanmış olması aynı zamanda Anayasa’nın 60’ıncı maddesindeki sosyal güvenlik hakkını da zedelemektedir. Zira emekli veya yaşlı olanlar için aylık almak kazanılmış bir haktır. Kazanılmış bir hakkın zedelenmesi suretiyle hakkın kullanılmasına izin vermek Anayasa’nın 2’inci maddesindeki Türkiye Cumhuriyetimin bir hukuk devleti olduğu anlayışına da aykırıdır. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının 01.04....

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2019/102 · K. 2019/99

15 Nisan 2020

Anayasa Mahkemesi

E. 2019/24 · K. 2019/55

24 Temmuz 2019

Anayasa Mahkemesi

E. 2019/27 · K. 2019/56

11 Eylül 2019

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2019/5

14 Mart 2019

Anayasa Mahkemesi

E. 2019/28 · K. 2019/57

1 Ağustos 2019

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2019/24

30 Mayıs 2019