görüldüğü taktirde 1632 sayılı Yasanın 66/1-B maddesi gereğince, alt sınırdan ceza verilse ve taktiri indirim yapılsa dahi, sanık en az 10 ay hapis cezası alacaktır. Bu mahkumiyette cezanın mi k tarı gözetilerek seçenek yaptırıma çevrilemeyecek ve erteleme hükümleri uygulanamayacaktır. Yine, itirazımızın da konusunu oluşturan CMK ’ nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünden de faydalanamayacaktır. Zira, 353 sayılı Yasanın “Ek Madde 4” maddesinin “A Fıkrası” buna engeldir. Madde metnine bakıldığında; Ek Madde 4- (Ek madde: 23/06/2016-6722 S.K./14. md) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde...
“... Somut dosyamızda; sanığın eylemi sabit görüldüğü taktirde 1632 sayılı Yasanın 66/1-B maddesi gereğince, alt sınırdan ceza verilse ve taktiri indirim yapılsa dahi, sanık en az 10 ay hapis cezası alacaktır. Bu mahkumiyette cezanın mi k tarı gözetilerek seçenek yaptırıma çevrilemeyecek ve erteleme hükümleri uygulanamayacaktır. Yine, itirazımızın da konusunu oluşturan CMK ’ nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünden de faydalanamayacaktır. Zira, 353 sayılı Yasanın “Ek Madde 4” maddesinin “A Fıkrası” buna engeldir. Madde metnine bakıldığında; Ek Madde 4- (Ek madde: 23/06/2016-6722 S.K./14. md) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. Şeklinde düzenlenme bulunduğu görülecektir. “A” fıkrasındaki düzenleme hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın 6 ay veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılmamasını şart koşmuştur. Oysa 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesindeki düzenlemeye göre sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hü k molunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Görüldüğü üzere 5271 sayılı Yasada 2 yıl olarak belirlenen uygulama sınır ı davamıza konu 353 sayılı Yasanı n Ek madde 4/A fıkrasında 6 ay olarak belirlenmiştir. Yukarıda tespiti yapılan bu durumun Anayasa ’ nın eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırılık içermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ’ n ın 2 nci maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti olup, 10 uncu maddesine göre ise herkes kanun önünde eşittir. Görülmekte olan davadaki izin Tecavüzü suçu sırf askeri suç olarak tanımlanmıştır, ancak bu tanımın yasal dayanağı bulu nm amaktadır. Askeri Yargıtay içtihatlarıyla kanunda yazılı bazı suçlar sırf askeri suç olarak değerlendirilmekte, bazı suçlar ise sırf askeri suç olarak değerlendirilmemektedir. Bu hususta mevzuatta ve içtihatlarda belirli tanım ve birlik mevcut değildir. Bunun yanı sıra kanundaki suç ve cezaların uygulanmasında belirsizlik ve adil olmayan ve hakkaniyete aykırı olan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeplerle mahkeme tarafından verilecek cezanın ertelenememesinin, paraya çevrilememesinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar ve rilememesinin öncelikle uluslar arası hukuk kaidelerine ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ’ na aykırı olduğu değerlendirmektedir. Yukarıda yazılı olan kanun maddesinin gerekçesinde ‘ askerlik hizmetinin özellikleri ’ , ‘ askeri disiplin ’ ve ‘ bu yargının kendine mahsu...