Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 27/2/2014 Tarihli ve E: 2012/87, K: 2014/41 Sayılı Kararı

E. 2012/87K. 2014/4126 Temmuz 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

A- 1) 27.7.2012 günlü iptal ve yürürlüğün durdurulması istemini içeren dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir: “… III. GEREKÇE Öncelikle belirtmek gerekir ki; tüm doğal varlıkların korunması temelinde, mühendislik, mimarlık ve planlama ilkelerine uygun yerleşim alanları ve kentleşme olgusu oluşturulmadan, anayasanın mülkiyet, konut dokunulmazlığı, barınma hakkı, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri ile eşitlik ilkelerine uygun olarak hazırlanmamış her türlü afet merkezli kanun düzenlemesi, ülkemizi büyük bir çıkmaza sürükleyecektir. Bir oldu-bittiye getirilemeyecek ve tek yetkili olarak bir Bakanlığın sorumluluğuna bırakılamayacak kadar yaşamsal olan bu konu üzerinde, en az anayasa çalışmaları kadar önemle durulmalı ve yetkili tüm birimlerin katılımıyla bir uzlaşı sağlanmalıdır. Aksi halde üzerinde hukuki, ekonomik, sosyolojik, teknik ve diğer pek çok konuda detaylı çalışma...

Karar Metni

"... I- İPTAL DAVASI VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ İLE İTİRAZ BAŞVURULARININ GEREKÇELERİ A- 1) 27.7.2012 günlü iptal ve yürürlüğün durdurulması istemini içeren dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir: “… III. GEREKÇE Öncelikle belirtmek gerekir ki; tüm doğal varlıkların korunması temelinde, mühendislik, mimarlık ve planlama ilkelerine uygun yerleşim alanları ve kentleşme olgusu oluşturulmadan, anayasanın mülkiyet, konut dokunulmazlığı, barınma hakkı, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri ile eşitlik ilkelerine uygun olarak hazırlanmamış her türlü afet merkezli kanun düzenlemesi, ülkemizi büyük bir çıkmaza sürükleyecektir. Bir oldu-bittiye getirilemeyecek ve tek yetkili olarak bir Bakanlığın sorumluluğuna bırakılamayacak kadar yaşamsal olan bu konu üzerinde, en az anayasa çalışmaları kadar önemle durulmalı ve yetkili tüm birimlerin katılımıyla bir uzlaşı sağlanmalıdır. Aksi halde üzerinde hukuki, ekonomik, sosyolojik, teknik ve diğer pek çok konuda detaylı çalışma yapılmadan gerçekleştirilecek bir şehirleşme, daha büyük sosyal deprem ve krizlere davetiye çıkaracaktır. Bu nedenle; 16.05.2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun, kentlerin afetlere karşı korumasız olduğu ülkemizde, denetimsiz ve mühendislik hizmeti almamış yapılaşmanın engellenmesini sağlayacak bir düzenleme olmaktan oldukça uzaktır. Çünkü ülkemiz için bu kadar hayati bir konuda, toplumun ilgili kesimlerinin, konu ile ilgili meslek kuruluşlarının görüş ve önerileri alınmamış konu ile ilgili yapılmış çalışmalar, alınan kararlar göz ardı edilmiş ve neticede bilimsel ve hukuki temelden tamamen yoksun bir kanun ortaya çıkmıştır. Yoksulun barınma hakkını yok sayan, vatandaşın mülkiyet hakkına tecavüzü yasal bir hale getiren, yerel yönetimlerin yasalarından kaynaklanan yetkilerini ortadan kaldıran, vatandaşlar arasında ayrımcı uygulamaların temelini atan, bütün yetkiyi Bakanlıkta toplayan, uygulama sırasında yapılacak yardımları lütuf düzeyine indirgeyen, zeytincilik, orman, askeri yasak bölgeler, turizmi teşvik, kültür ve tabiat varlıklarını koruma, kıyı, mera kanunları gibi doğa-çevre-kültür varlıklarını koruyup geliştirmeyi amaçlayan kanunların, bu kanunun uygulanmasını engelleyici ve bu kanuna aykırı hükümlerini ortadan kaldıran, söz konusu 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun, Anayasaya, pek çok mevcut kanuna ve Uluslararası Sözleşmelere aykırı olduğu gibi uygulamaya geçilmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğurabilecek niteliktedir. 1- a) 16.05.2012 Tarihli ve 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun”un 2 nci Maddesinin b Fıkrasındaki “Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi halinde” İfadesinin Anayasaya Aykırılığı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 2. maddesinin b fıkrasındaki Tanımlar başlıklı 2. maddesinin b fıkrasında “İdare: “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il öz...