19.11.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan bu Anayasa Mahkemesi Kararı ile; 13.6.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar verilmiştir.
“… Davacının 5953 sayılı Basın İş Kanunu'na tabi bir çalışan olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Her ne kadar dava, fazla çalışma ücret ile, fazla çalışma ücretinin günlük % 5 fazlasının tahsiline ilişkin olup, ücret alacağına ilişkin bir dava bulunmadığından, ücret alacaklarına ilişkin 5953 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin ikinci fıkrası olan, “Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasıyla ödemeye mecburdurlar.” hükmünün iptalinin istenemeyeceği düşünülse de, Yargıtay içtihatlarına göre, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, ikramiye ve prim alacakları gibi alacaklar da geniş anlamda ücret sayıldığından, 5953 Sayılı Yasa'nın 14. maddesinin ikinci fıkrasının da iptali talep edilmiştir. İptali istenen Yasa maddeleri hakkında, daha önce de Anayasa Mahkemesi'ne aynı gerekçelerle iptal başvuruları yapılmış olup, bu başvurular hakkında Anayasa Mahkemesi’nce ne kararlar verildiği ve uygulamada bu hükümlerin nasıl işlediğine de kısaca değinmekte yarar bulunmaktadır. Basın İş Yasasının söz konusu maddelerinin iptali için daha önce de bir çok mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvuruları yapılmış olup, Anayasa Mahkemesi, 1982 Anayasa'sından önce yapılan başvuruları, 1961 Anayasa'sının Geçici 4. maddesinin, “27 Mayıs 1960 tarihinden 6 Ocak 1961 tarihine kadar çıkarılan kanunlar hakkında Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusunda bulunulamayacağı” hükmü gereği usulden reddediyordu. Anayasa Mahkemesi,1982 Anayasa'sından sonraki iptal başvurularını ise, Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen “yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğu, bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörüldüğü, eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu, bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığı, yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmediği, durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebileceği, aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesinin zedelenmeyeceği, basında mevcut bir huzursuzluğun çözümüyle işçi ve memur statüsünden farklı çalışma koşullarına tâbi gazetecileri korumanın amaçlandığının ifade edildiği, Basın İş Kanunu kapsamında çalışanların, yaptıkları iş gözetilerek İş Kanunu’na tâbi olanlardan farklı yasal düzenlemelere konu edilmelerinin mümkün olduğu, bu iki grubun aynı hukuki statüde bulunmadıklarından itiraz gerekçelerinde öne sürülen karşılaştırmaya elverişli olmadıkları, bu nedenle düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir yönünün görülmediği, çalışma koşulları bakımından işçilerden f...