Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2014/26 · K. 2014/78
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 9/4/2014 Tarihli ve E: 2014/26, K: 2014/78 Sayılı Kararı

E. 2014/26K. 2014/7823 Mayıs 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

A- E.2014/26 Sayılı İtiraz Başvurusunun Gerekçe Bölümü Şöyledir: “Anayasa Mahkemesinin 09/01/2014 tarihli ve 28877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/12/2013 tarihli ve 2013/133-2013/169 esas ve karar sayılı kararı ile, “İtiraz konusu kurallar uyarınca hükümlüler hakkında; denetimli serbestlik kararının verilmesinden önce veya sonra, kurallarda cezalarının alt ve üst hadleri gösterilen suçları işledikleri iddiasıyla soruşturma veya kovuşturmaya başlanmış olması veya devam edilmesi hâlinde tekrar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmeleri kanun koyucu tarafından bir tedbir olarak düzenlenmiş ise de, söz konusu kurallar bu kişilerin suçlu sayıldıkları gerekçesiyle bir yaptırım niteliğine dönüşmektedir. Bunun yanında kurallar, denetimli serbestlikten yararlanma hakkını ve denetimli serbestlik kurumundan hükümlü ve toplum lehine beklenen kamusal yararı ortadan kaldırmaktadır. Kanunun...

Karar Metni

"... II- İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ A- E.2014/26 Sayılı İtiraz Başvurusunun Gerekçe Bölümü Şöyledir: “Anayasa Mahkemesinin 09/01/2014 tarihli ve 28877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/12/2013 tarihli ve 2013/133-2013/169 esas ve karar sayılı kararı ile, “İtiraz konusu kurallar uyarınca hükümlüler hakkında; denetimli serbestlik kararının verilmesinden önce veya sonra, kurallarda cezalarının alt ve üst hadleri gösterilen suçları işledikleri iddiasıyla soruşturma veya kovuşturmaya başlanmış olması veya devam edilmesi hâlinde tekrar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmeleri kanun koyucu tarafından bir tedbir olarak düzenlenmiş ise de, söz konusu kurallar bu kişilerin suçlu sayıldıkları gerekçesiyle bir yaptırım niteliğine dönüşmektedir. Bunun yanında kurallar, denetimli serbestlikten yararlanma hakkını ve denetimli serbestlik kurumundan hükümlü ve toplum lehine beklenen kamusal yararı ortadan kaldırmaktadır. Kanunun çıkarılma amacı ile çelişen bu hususlar ise hükümlülerin henüz işleyip işlemedikleri belirli olmayan bir suçtan dolayı suçlu olarak nitelendirilmelerine yol açıp Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen “suçsuzluk karinesi” ile bağdaşmamaktadır. Öte yandan, itiraz konusu kurallar, ilgilileri, suçlulukları ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılmaları olanağından ve bu olanağı yürürlüğe koyan üstün hukuk kurallarından yararlanmalarını engellemekte ve hukuk devletinin ilkelerinden olan hukuki güvenlik ilkesini de ihlal etmektedir. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.” denilmek suretiyle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a, 05/04/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (7) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE karar verilmiştir. Anılan Anayasa Mahkemesi kararında da değinildiği üzere, Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. Öte yandan, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan “suçsuzluk karinesi”, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin, adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gereğini oluşturmaktadır. Suçsuzluk karinesi uyarınca, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukukunun alanına giren yaptırımların uygulanabilmesi, kesin hükümle mahkûm olmasına bağlıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde, soruşturmanın; Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphe...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15

IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 102

Cinsel saldırı

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 158

Nitelikli dolandırıcılık

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2014/57 · K. 2014/81

14 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2014/38 · K. 2014/80

23 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2014/57 · K. 2014/8

13 Nisan 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2014/14 · K. 2014/77

23 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2014/34 · K. 2014/79

9 Nisan 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2013/114 · K. 2014/22

4 Aralık 2014