DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ: 16/09/2014 KARAR TARİHİ: 12/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ------ eşit hisseli ortakları olduğunu; şirketin ----- tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ana sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince davalının --- yıl süre ile şirket müdürü atandığını; ancak davalının genel kurulu hiç toplantıya çağırmadığını, genel kurul toplantısı yapmadığını, şirket faaliyetleri yönünden hiç bir bilgilendirmede bulunmadığını, oysa ----tarihinde sermaye artırılmasına dair ortaklar kurulu kararı ve --- şirket merkezinin taşınması yönünde kararlar alındığını öğrendiklerini; müvekkilinin bunlardan ticaret sicilde tescil edilmesi sebebiyle haberdar olduğunu; şirketin iki kişiden oluştuğunu; bu...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/891 Esas KARAR NO: 2019/1450 DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ: 16/09/2014 KARAR TARİHİ: 12/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ------ eşit hisseli ortakları olduğunu; şirketin ----- tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ana sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince davalının --- yıl süre ile şirket müdürü atandığını; ancak davalının genel kurulu hiç toplantıya çağırmadığını, genel kurul toplantısı yapmadığını, şirket faaliyetleri yönünden hiç bir bilgilendirmede bulunmadığını, oysa ----tarihinde sermaye artırılmasına dair ortaklar kurulu kararı ve --- şirket merkezinin taşınması yönünde kararlar alındığını öğrendiklerini; müvekkilinin bunlardan ticaret sicilde tescil edilmesi sebebiyle haberdar olduğunu; şirketin iki kişiden oluştuğunu; bu kararların davalı tarafından tek başına nasıl alındığı hususunda da şüphe oluştuğunu; şayet müvekkilinin ismi geçiyorsa, imzasının mutlaka sahte olması gerektiğini belirterek; davalıda bulunan şirketin münferiden temsil yetkisinin kaldırılmasına, davalının yöneticilikten azline, şirkete yönetici olarak davacının atanmasına, davacının şirket yöneticisi atanmasına ilişkin talepleri kabul edilmezse o takdirde şirkete yönetici seçilene kadar mahkemece yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı taraf, davaya cevap vermemiş ancak davalı vekili, katıldığı yargılama sürecinde iddiaların doğru olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 630/2 madde gereğince şirket yöneticisinine temsil yetkisinin kaldırılması, yöneticilikten azli ve şirkete yönetici olarak davacının atanması, davacının şirkete yönetici atanması talebi reddedilirse mahkemece yönetim kayyımı atanmasına ilişkindir. Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, davacının iddia ettiği ve dava dışı şirket tarafından ticaret siciline tescil ettirilen sermaye artırılmasına ilişkin ve adres değişikliğine ilişkin genel kurul kararlarındaki imzanın sahte olmasından dolayı İstanbul Anadolu ---. Asliye Ceza Mahkemesinde başlatılan ----- Karar sayılı yargılaması ile verilen bu hükmün bozulması üzerine ---- Esas---- karar sayılı ikinci hükmünün sonucu beklenmiş; bu hükümde kesinleştikten sonra tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca varılmıştır. Davacı taraf, şirketin faaliyetleri ile ilgili bilgi verilmesi yönünden davalı yöneticiye ihtar gönderdiğini belgelemiş olup, davalı taraf buna ilişkin şirket yönetimi ile ilgili bilgi verdiğine dair herhangi bir yazılı belge ibraz etmemiştir. Bu husus yöneticinin azlini gerektirmemekte olup, davacının bilgi edinmek için mahkemeye başvurarak mahkeme kanalı ile bunu sağlaması mümkün görülmüş ise de; davacının katılmadığı genel kurulda, o katılmış gibi gösterilerek davacının sahte imzası da kullanı...