4. Daire 1992/1559 E. , 1993/1613 K. "İçtihat Metni" Daire : DÖRDÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1993 Karar No : 1613 Esas Yılı : 1992 Esas No : 1559 Karar Tarihi : 16/04/993 DAVACININ YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNDEN AYRILMASINDAN SONRA İDAREDE BULUNDUĞU DÖNEMLER İÇİN YAPILAN İNCELEMEYLE BULUNAN FARKLAR NEDENİYLE, BU FARKA DAVACININ TUTUM VE DAVRANIŞININ NEDEN OLDUĞU SAPTANMADAN V.U.K. 10.MADDESİ UYARINCA, SORUMLU TUTULARAK SÖZ KONUSU DÖNEME AİT VERGİ VE CEZAYA MUHATAP TUTULAMAYACAĞI HK. Yönetim kurulu üyesi bulunduğu şirketin 1984 takvim yılına ilişkin vergi borcu Vergi Usul Kanununun 10.maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emri ile istenilmiştir. Vergi Mahkamesi şirket hakkında takibat yapılmasına rağmen kamu alacağının şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının ve ödeme emri muhteviyatı cezalı vergilerin beyanı dışı kalmasında davacının kasıt ve ihmali bulunduğunun anlaşıldığı...
4. Daire 1992/1559 E. , 1993/1613 K. "İçtihat Metni" Daire : DÖRDÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1993 Karar No : 1613 Esas Yılı : 1992 Esas No : 1559 Karar Tarihi : 16/04/993 DAVACININ YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNDEN AYRILMASINDAN SONRA İDAREDE BULUNDUĞU DÖNEMLER İÇİN YAPILAN İNCELEMEYLE BULUNAN FARKLAR NEDENİYLE, BU FARKA DAVACININ TUTUM VE DAVRANIŞININ NEDEN OLDUĞU SAPTANMADAN V.U.K. 10.MADDESİ UYARINCA, SORUMLU TUTULARAK SÖZ KONUSU DÖNEME AİT VERGİ VE CEZAYA MUHATAP TUTULAMAYACAĞI HK. Yönetim kurulu üyesi bulunduğu şirketin 1984 takvim yılına ilişkin vergi borcu Vergi Usul Kanununun 10.maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emri ile istenilmiştir. Vergi Mahkamesi şirket hakkında takibat yapılmasına rağmen kamu alacağının şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının ve ödeme emri muhteviyatı cezalı vergilerin beyanı dışı kalmasında davacının kasıt ve ihmali bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı, şirket kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Vergi Usul Kanununun 10.maddesinde, tüzel kişilerin, mükellef veya sorumlu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerin"bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların" kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasından sonra şirketin 1984 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak yapılan tarhiyata karşı açılan davada, şirkete tebligat yapılmaması nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 26/3.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine davalı idarece şirket hakkında takibata geçildiği, ancak şirketin adresinde bulunamadığı ve alacağın şirketin malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı iddiası ile davacı adına ödeme emri düzenlendiği ve buna karşı açılan davanın da mahkemece söz konusu vergilerin ödenmemesinde kanuni temsilci durumunda olan davacının tutumunun neden olduğu sonucuna varıldığından, düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacının yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasından sonra yapılan inceleme üzerine salınan vergilerin şirketten alınamamasında, bu vergilerin tahakkuk ettiği dönemde yönetim kurulu üyesi olmayan davacının tutum ve davaranışının etkili olduğu söylenemeyeceği gibi bu tahakkuka karşı dava açması veya işlemden kalkan dosyayı işleme koydurarak varsa şirketin hakkının korunması da hukuken kendisine ait değildir. Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde beyanname vermek, buna göre belirlenen vergileri zamanında ödemek gibi vergi ödevlerini yerine getirmediği yada şirket tüzel kişiliği adına tarhiyat yapılmasına neden olan vergi ziyaının davacı tarafından yapılması gereken ödevlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı yolunda bir tespitde bulunmamaktadır. Şirkete ait söz konusu borçların öden...