DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2017 KARAR TARİHİ : 16/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanla müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkinin yerleşik teamüllerde açık hesap olarak tabir edilen cari hesap ilişkisi şeklinde takip edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya fatura karşılığı mal satmış ve tüm bu işlemlerin cari hesaba işlenmiş olduğunu, davalı ile sürdürülen ticari ilişki sırasında davalıdan satılan malların bedellerinin tahsil edilemediğini, bunun üzerine malların ödenmesi için davalı ile defalarca görüşülmesine rağmen sonuç alınamadığını, davalı ile cari hesap borcunun ödenmesi için yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davalı aleyhine icra...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/886 Esas KARAR NO : 2018/1064
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2017 KARAR TARİHİ : 16/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanla müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkinin yerleşik teamüllerde açık hesap olarak tabir edilen cari hesap ilişkisi şeklinde takip edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya fatura karşılığı mal satmış ve tüm bu işlemlerin cari hesaba işlenmiş olduğunu, davalı ile sürdürülen ticari ilişki sırasında davalıdan satılan malların bedellerinin tahsil edilemediğini, bunun üzerine malların ödenmesi için davalı ile defalarca görüşülmesine rağmen sonuç alınamadığını, davalı ile cari hesap borcunun ödenmesi için yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davalı yanca icra takibine karşı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, müvekkili şirkete ve davalıya ait ticari defterler ile tüm belge kayıtlar ile davalı ile davacı arasındaki ticari faaliyeti kapsayan yıllara ait vergi dairesince ibraz edilmiş olduğu ba-bs formları üzerinde yapılacak icneleme neticesinde davalı yanın müvekkili şirkete borçlu durumda olduğu ve icra takibine karşı yapılan itirazın kötü niyetli olarak müvekkili şirketin alacağının tahsilini geciktirmek kastı ile yapıldığını ortaya çıkaracağını beyanla; davanın kabulüne, davalının alacağın %20' sinden az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin iddiasının aksine taraflar arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi veya mutabakatı bulunmadığı gibi bu yönde bir anlaşma veya sözleşme de bulunamamakta olduğunu, Müvekkilleri altın ve kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermekte olup sadece iştigal konuları ile ilgili ürün satışı yapmakta olduklarını, Davacı vekilinin fatura karşılığı teslim edildiğini belirttiği ürünler ise davacı şirketin pazarlama elemanı ve davacı şirket yetkilisi ...'in yeğeni olan ... tarafından konsinye olarak müvekkillerinin işyerine bırakıldığını, Gerçekten müvekkillerinin bu ürünleri satamayacaklarını söylemişlerse de bu kişinin ısrarı ve konsinye (satılmak için bırakılan, ürün satılınca parası ödenen) olarak ürünlerin kalması teklifinde bulunması üzerine bu şartla ürünler teslim alınmış olup ortada gerçekten bir satış söz konusu olmadığını, müvekkillerinin davacı şirket ile konsinye olarak bırakılan ürünler dışında herhangi biri ticari ve sair ilişkisi de olmadığını, Söz konusu saatler için müvekkilleri tarafından herhangi bir sipariş de verilmemiş ve olay yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleşmiş olduğunu, Ardından uzun süre geçmesine rağmen konsinye bırakılmış saatlerin satılmaması, talep eden sebebiyle defalarca iade alınması talep edilmiş, pazarlama e...