"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nun 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUKnun 310. maddesine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen 01/06/2016 tarihli kararda temyiz süresinin başlangıcının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün olduğu belirtilmeyerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmeyerek ve sanığın yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; Hükümden sonra 03/08/2018 tarihli Resmi...
7. Ceza Dairesi 2021/18102 E. , 2021/10905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nun 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUKnun 310. maddesine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen 01/06/2016 tarihli kararda temyiz süresinin başlangıcının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün olduğu belirtilmeyerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamenin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmeyerek ve sanığın yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; Hükümden sonra 03/08/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile (mülga) 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 55. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar." hükmünün; aynı maddenin 6. fıkrasında ise "Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez" hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında; Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığı, müracaata bulunmuş ise 15.000 Türk Lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödeyip ödemediği, ayrıca üç ay içinde başvurması ve bedelini yatırmış olması halinde 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; 1-Sanığın eyleminin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-b (4 ay içinde gelenler cümlesi) kapsamında kaldığı ve anılan maddede bu eylem için öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/20...