"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükümde; hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve...
8. Ceza Dairesi 2017/5584 E. , 2019/4626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükümde; hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Tüm bu bilgiler ışığında; olay günü sanığın, müştekilere hakaret ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi sanığın müştekiye söylediğini kabul ettiği ''Allah belanızı versin, benim çoluğumun çocuğumun ekmeğini yediniz sizin de çoluğunuzdan çıksın'' şeklindeki beddua nitelikli sözlerin, muhatapların ..., şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yine mahkemece alınan kemara kayıtlarının çözümüne ilişkin 21.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda sanığın polislere ve polis motoruna bir müdahalede bulunmadığına dair tespit karşısında; sanığın mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın atılı suçlardan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında TCK.nun 125/1...3a...4...62. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 2 ay hapis cezasının TCK.nun 62. maddesi ile indirim yapılırken 11 ay 20 gün yerine 11 ay 10 gün olarak eksik ceza tayin edilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.