Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/2224 · K. 2019/10527
YargıtayYargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2019/2224 K. 2019/10527

E. 2019/2224K. 2019/1052726 Kasım 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili; hacze konu menkullerin 18.10.2010 tarihli sevk irsaliyesi ile borçlu şirkete konsinye sözleşmesine binaen gönderildiğini, haczedilen...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2019/2224 E. , 2019/10527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili; hacze konu menkullerin 18.10.2010 tarihli sevk irsaliyesi ile borçlu şirkete konsinye sözleşmesine binaen gönderildiğini, haczedilen malların gramajları tartıldığında sevk israliyesinde görülen mallar olduğunun anlaşılacağını, mahcuzları müvekkilinin imal ettiğini, kalıpları bulunduğunu, tüm mallarda f.öksüz damgası olduğunu, konsinye sözleşmesine göre halen malın mülkiyetinin üçüncü kişide olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili; sevk irsaliyesi ve adi yazılı konsinye sözleşmesinin sonradan düzenlenebileceğini, borçlu tarafından kiralanan mecurda bulunan tüm malların konsinye olmasının ve tek kişiden alındığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin muvazaalı işlemler yaptığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.5.2012 tarihli ve 2012/ 10197 Esas, 2013/ 5493 Karar sayılı ilamı ile davacının sunduğu kalıp fotoğrafları ve markaların hacizli mallara uygunluğu yani davacının imalatı olup olmadığı tespit edilerek, davacı tarafından imal edildiği tespit edildiği takdirde, davacınını ticari defterlerinde borçluya yapılan satışın konsinye satış olup olmadığı hacizli takıların halen envanterinde kayıtlarının var olup olmadığı araştırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı üçüncü kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı ve ayırt edici niteliği bulunmayan faturanın yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı, adi yazılı konsinye satış sözleşmesinin istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyeceği, davacı üçüncü kişinin 18.10.2010 tarihli sevk irsaliyesine dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu, ancak davacı şirketin 2010 yılı defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği, ayrıca dosyada gider avansı ikmal edilmediğinden davanın sürümcemede kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ...