Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/1853 · K. 2020/18070
YargıtayYargıtay 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E. 2020/1853 K. 2020/18070

E. 2020/1853K. 2020/180703 Aralık 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/1853 E. , 2020/18070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın savunmasında bildirdiği ve bilinen en son adresinin aynı zamanda mernis adresi olduğu, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz...

Karar Metni

(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/1853 E. , 2020/18070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın savunmasında bildirdiği ve bilinen en son adresinin aynı zamanda mernis adresi olduğu, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek, temyiz talebinin reddine ilişkin 20.05.2016 tarih, 2015/516 Esas, 2016/160 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı gözetildiğinden tebliğnamedeki bu husustaki görüşe iştirak edilememiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCKnin 86/2. maddesi kapsamında yer alan Basit Kasten Yaralama suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMKnin 251/1. maddesine göre, Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz. şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile ...kovuşturma evresine geçilmiş... ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan ...basit yargılama usulü... yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMKde yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna...