Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/3424 · K. 2020/6492
YargıtayYargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2020/3424 K. 2020/6492

E. 2020/3424K. 2020/649216 Aralık 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından nafaka ve manevi tazminat miktarları ile kişisel ilişkinin süresi yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.12.2020 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2020/3424 E. , 2020/6492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından nafaka ve manevi tazminat miktarları ile kişisel ilişkinin süresi yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.12.2020 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının kusur belirlemesine yönelik istinaf talebi olmadığı halde davalı erkeğe bölge adliye mahkemesince Davalı kocanın davacı kadını doğum için hastaneye gidecekleri gün kolundan çekiştirmek suretiyle yere düşürdüğü ve doğum anında yanında olmadığı, doğacak çocuk için DNA testi yaptıracağını çevredeki bir çok kişiye söylemesi sonucu, kocanın bunu hangi amaçla söylerse söylesin etrafta eşi ile ilgili şüphelere yol açması" şeklindeki kusurların davalı erkeğe yüklenmesinin ve kadının kusurlu davranışlarından Eşine hakaret etme" şeklindeki kusurlu davranışın çıkarılmasının doğru olmadığı, bölge adliye mahkemesince erkeğin kusura yönelik istinaf talebinde bulunması üzerine erkeğin kusurlu davranışlarından eşine Tokat atma" kusurunun çıkarıldığı da nazara alındığında, yapılan yargılama ve toplanan delillere ve kadının istinaf edilmemekle kesinleşen kusurlu davranışlarına göre kadın ve babasının erkek ve yakınlarına hakaret ettiği, erkeğin ise eşine ve babasına hakaret ettiğinin, erkeğin hakaretlerinin söylendiği zaman, yer ve niteliği de nazara alındığında boşanmaya sebep olan olaylarda netice itibarıyla erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davalı erkek; ziraat sektöründe çalışması sebebiyle Ağustos ayında zirai sezon olmadığından Ağustos ayı içinde yıllık izin kullanabildiğini, kişisel ilişkinin yaz döneminde Ağustos ayı içinde kurulması gerektiğini, bölge adliye mahkemesince Temmuz ayı içinde kişisel ilişki kurulmasının bu sebeple hatalı olduğunu, kişisel ilişki süresinin yetersiz olduğunu belirterek temyiz itirazında bulunmuştur. Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınmış olan babanın işi gereği Temmuz aylarında tanınan kişisel ilişki süresinde ortak çocuğu fiilen görme olanağını bulamayacağı açıktır. Öyleyse baba ile ortak çocuk arasında babanın Ağustos ayında kişisel ilişki kurulmasına yönelik talebi de gözetilerek daha uygun bir zaman dilimini kapsayacak şekilde kişisel...