Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2018/594 · K. 2019/3346
YargıtayYargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2018/594 K. 2019/3346

E. 2018/594K. 2019/334625 Mart 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVACI-DAVALI : ... DAVALI-DAVACI : ... DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve yargılama giderleri yönünden; davalı- karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, erkek lehine verilen manevi tazminat ve reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince; davalı-karşı davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadının davasının reddine,...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2018/594 E. , 2019/3346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVACI-DAVALI : ... DAVALI-DAVACI : ... DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve yargılama giderleri yönünden; davalı- karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, erkek lehine verilen manevi tazminat ve reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince; davalı-karşı davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadının davasının reddine, davacı-karşı davalı erkek lehine 1000,00 TL manevi tazminata, davalı-karşı davacı kadın lehine 300,00 TL tedbir nafakasına, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadın tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı-karşı davacı kadının gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile gerekçenin düzeltilmesine ve karşı davasının kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflar temyiz yoluna başvurmuştur. Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinde "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar iç...