Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/16665 · K. 2019/3040
YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/16665 K. 2019/3040

E. 2016/16665K. 2019/30402 Nisan 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.05.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, ikinci kademede tazminat, savunma yoluyla tapu iptali ve tescil veya irtifak hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat yönünden kabulü ile 133 ada 5 parsel lehine, 133 ada 52 parsel aleyhine irtifak hakkı tesisine dair verilen 25.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, savunma yoluyla irtifak hakkı veya temliken tescil istemine ilişkindir. Davacı; dava tarihinden bir kaç gün önce taşınmazında aplikasyon yaptırdığını ve davalının taşınmazına taşkın inşaat yaptığını farkettiğini...

Karar Metni

14. Hukuk Dairesi 2016/16665 E. , 2019/3040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.05.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, ikinci kademede tazminat, savunma yoluyla tapu iptali ve tescil veya irtifak hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat yönünden kabulü ile 133 ada 5 parsel lehine, 133 ada 52 parsel aleyhine irtifak hakkı tesisine dair verilen 25.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, savunma yoluyla irtifak hakkı veya temliken tescil istemine ilişkindir. Davacı; dava tarihinden bir kaç gün önce taşınmazında aplikasyon yaptırdığını ve davalının taşınmazına taşkın inşaat yaptığını farkettiğini beyanla davalı tarafında yapılan elatmanın önlenmesi ve kal ile 2. kademede fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıya 10.000,00TL tazminat isteminde bulunmuş, 18.02.2014 tarihli duruşmada alınan beyanlarında ise binanın tamamının yıkılması halinde mülk sahipleri zarara uğrayacağından elatmanın önlenmesi ve kal taleplerinden vazgeçtiğini sadece arsanın gerçek değerinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacının rızası doğrultusunda anılan taşınmazın yapıldığını, 1 yıldır davacının yapılan binadan haberdar olduğunu, 15 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, bu nedenle haksız davanın reddi ile taşkın kısmın tapusunun iptali ve davalı adına tescili veya irtfak hakkı tesisi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne 133 ada 52 parsel üzerinde davalıya ait ... İli, ... İlçesi, Şahindere Mahallesi 133 ada 50 parsel lehine irtifak hakkı kurulmasına, taşan kısım bedeli olarak keşif sonucu 13.947,00TL tespit edilmiş ise de talep ile bağlı kalınarak 10.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Somut olayın incelenmesinde, mahkemece 07.11.2012 tarihli keşif sonrası fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda 133 ada 50 parsel üzerindeki 5 katlı binanın 24,95 m2sinin 133 ada 52 parsele taşkın hale geldiği saptanmıştır. Taşkın hale gelen 5 katlı binada 25.10.2010 tarihi itibariyle kat irtifakına geçilmiş olup davalıya ait bağımsız bölümlerin dışında davalıya ait olmayan başkaca bağımsız bölümlerin de olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca 133 ada 50 parselde yer alan bağımsız bölümlerin tamamının tapu kaydı temin edilerek tüm kayıt maliklerinin davada yer alması gerekir. Kayıt maliklerinin hepsinin davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin usulüne uygun bir şekilde sağlanması gerektiği halde taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; HMK'nin...