Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2018/3437 · K. 2019/4135
YargıtayYargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2018/3437 K. 2019/4135

E. 2018/3437K. 2019/413515 Nisan 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davacıya babasından kalan 584, 373, 374, 581, 18 ve 12 parsel sayılı taşınmazları davalının kullandığını, 12 nolu taşınmaz üzerine muvafakat alınmaksızın ev yaptığını, diğer parselleri de ekip biçmek suretiyle kullandığını, davalının bu hususta herhangi bir ödeme yapmadığı gibi davacının kullanımını da engellediğini, davalının müdahalesinin menini, 12 parsel üzerindeki binanın kalini, taşınmazın eski hale getirilmesini, arazilerin kullanımı nedeniyle 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili;...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2018/3437 E. , 2019/4135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davacıya babasından kalan 584, 373, 374, 581, 18 ve 12 parsel sayılı taşınmazları davalının kullandığını, 12 nolu taşınmaz üzerine muvafakat alınmaksızın ev yaptığını, diğer parselleri de ekip biçmek suretiyle kullandığını, davalının bu hususta herhangi bir ödeme yapmadığı gibi davacının kullanımını da engellediğini, davalının müdahalesinin menini, 12 parsel üzerindeki binanın kalini, taşınmazın eski hale getirilmesini, arazilerin kullanımı nedeniyle 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı ve davalının kardeş olduklarını, taşınmazlar için intikaller vb. harcamaların davalı tarafından yapıldığını, gayrimenkul ve paydaş sayısına bakıldığında davacı hissesine düşen kısmının yapılan harcamaları karşılamadığını, 12 parsel üzerindeki binanın tüm paydaşların rızası ile yapıldığını rızai olarak kendi aralarında bölündüğünü, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; 417,84 TL 2014 yılı ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; faiz talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; davacının geriye yönelik 5 yıllık ecrimisil talebinin davalıyı kullanımdan men ettiğine dair dosyada delil bulunmaması nedeniyle reddine; davacının 12 parseldeki müdahalenin men'i ve kal talebinin yukarıdaki gerekçe doğrultusunda reddine; davacının 18 parselle ilgili ecrimisil talebinin ise bu parseli davalının kullanmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1.(1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın toplam 10000 TL üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil yönlerinden ayrı ayrı dava değerleri belirtilmeden mahkemece de bu husus açıklattırılmadan ve buna bağlı olarak harç yatırılmadan ve yargılama sırasında da bu yönlerden harç ikmali yapılmadan davaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 492 sayılı...