Vergi Dava Daireleri Kurulu 1992/266 E. , 1993/46 K. "İçtihat Metni" Daire : VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Karar Yılı : 1993 Karar No : 46 Esas Yılı : 1992 Esas No : 266 Karar Tarihi : 19/03/993 TASFİYE DÖNEMİNDE ORTAK DIŞINDAKİ KİŞİLERE ARSA SATARAK MUAFİYET ŞARTLARINI İHLAL EDEN KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİNDEN YARARLANAMAYACAĞI VE FAİZ GELİRLERİNİN DE VERGİYE TABİ OLACAĞI HK. 1985 Takvim yılına ilişkin Kurumlar Vergisi beyannamesini ihtirazi kayıtla veren ancak istemi kabul edilmeyerek adına tahakkuk ettirilen vergiye karşı Kooperatif tarafından açılan davada Vergi Mahkemesi kararıyla; kooperatifin anasözleşmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 7. maddesinin 16 işaretli fıkrasındaki şartlara yer verildiği, kamulaştırmanın kooperatifin iradesi dışında bir işlem olduğu, yine kooperatiften ayrılan ortaklara ait arsa hisseleri ve natamam binaların ortak olmayan üçüncü kişilere...
Vergi Dava Daireleri Kurulu 1992/266 E. , 1993/46 K. "İçtihat Metni" Daire : VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Karar Yılı : 1993 Karar No : 46 Esas Yılı : 1992 Esas No : 266 Karar Tarihi : 19/03/993 TASFİYE DÖNEMİNDE ORTAK DIŞINDAKİ KİŞİLERE ARSA SATARAK MUAFİYET ŞARTLARINI İHLAL EDEN KOOPERATİFLERİN KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİNDEN YARARLANAMAYACAĞI VE FAİZ GELİRLERİNİN DE VERGİYE TABİ OLACAĞI HK. 1985 Takvim yılına ilişkin Kurumlar Vergisi beyannamesini ihtirazi kayıtla veren ancak istemi kabul edilmeyerek adına tahakkuk ettirilen vergiye karşı Kooperatif tarafından açılan davada Vergi Mahkemesi kararıyla; kooperatifin anasözleşmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 7. maddesinin 16 işaretli fıkrasındaki şartlara yer verildiği, kamulaştırmanın kooperatifin iradesi dışında bir işlem olduğu, yine kooperatiften ayrılan ortaklara ait arsa hisseleri ve natamam binaların ortak olmayan üçüncü kişilere 1976-1979 yılları arasında tasfiye zorunluluğu nedeniyle satıldığı, ancak elde edilen kazanç ortaklara dağıtılmayarak bilançonun pasifinde amaç doğrultusunda muhafaza edildiğinden bu işlemin ortak dışı işlem sayılamayacağı, kamulaştırma ve satıştan elde edilen bedelin bankaya yatırılarak faiz geliri sağlanması ise paranın zaman içindeki değer kaybını önlemeye yönelik olduğundan ortak dışı işlem sayılamayacağı, satış sonucu elde edilen meblağ ve faiz dağıtılmadığı ve ihtilaflı yıl bilançosunda aynen yer aldığından muafiyet şartlarının kaybedilmediği, gerekçesiyle tahakkukun kaldırılmasına karar vermiştir. Bu karara karşı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yapılan temyiz başvurusunu reddeden Danıştay Dördüncü Dairesi, aynı tarafın karar düzeltme istemini kabul etmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu ve Kooperatifler Kanununun ilgili hükümlerine değinilen kararla; prensip olarak Kurumlar Vergisi yükümlüsü olan kooperatiflerin ancak kanundaki şartları bir arada taşımaları halinde Kurumlar Vergisi muafiyetinden yararlanabilecekleri, amaç dışında faaliyet göstermeleri ve kar amacı güden ticaret şirketleri haline dönüşmelerinin önlenmesi gayesiyle, Kooperatiflerin Kurumlar Vergisi muafiyetinin belli şartlara bağlandığı, bu nedenle kooperatiflerin ana sözleşmelerinde yasada öngörülen tüm koşulları bulundurmaları halinde asıl gayelerinin gerçekleşmesi yönündeki tüm faaliyetlerinin muafiyet kapsamında düşünülmesi, bunun dışında yapacakları her türlü işlemden sağlayacakları gelirlerin ise vergilendirilmesi gerektiği, olayda ortaklarına konut temini amacıyla kurulan kooperatifin taşınmazlarının bir kısmının kamulaştırmasından ve kooperatiften ayrılan ortaklara ait arsa hisseleri ve natamam binaları üçüncü kişilere satmasından dolayı aldığı ve bankada muhafaza ettiği kamulaştırma ve satış bedellerine bankaca faiz tahakkuku suretiyle gelir elde etmesinin kooperatifin asıl amacı dışında bir işlem olduğu açık olduğundan, bu şekilde elde edilen gelirin vergilendirilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle vergi mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma kararına uymayan Vergi Mahkemesi...