E. 2018/969 K. 2019/311
Kısa Önizleme
ÖnizlemeDAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 12/10/2018 KARAR TARİHİ : 07/03/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.04.2019 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .......'nın inşaat taahhüt işleri ile ticari hayatına başladığını ve zemin çini karosu ile de inşaat malzemeleri üretimine geçtiğini, müvekkili şirket .......'in 1990 lı yılların başında kurulan Karo döküm işinin devamı niteliğinde olarak 1999 tarihinde ....... tarafından kurulduğunu, şirket ünvanının açılımının ....... olduğunu, ardından ....... ünvanı ile diğer müvekkili şirketin yine ....... tarafından kurulduğunu, kurulduğunda 3-5 çalışan ile başlayan imalat süreci zaman içinde satış, üretim, ve idari personelleriyle...
Karar Metni
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/969 Esas KARAR NO : 2019/311
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 12/10/2018 KARAR TARİHİ : 07/03/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.04.2019 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .......'nın inşaat taahhüt işleri ile ticari hayatına başladığını ve zemin çini karosu ile de inşaat malzemeleri üretimine geçtiğini, müvekkili şirket .......'in 1990 lı yılların başında kurulan Karo döküm işinin devamı niteliğinde olarak 1999 tarihinde ....... tarafından kurulduğunu, şirket ünvanının açılımının ....... olduğunu, ardından ....... ünvanı ile diğer müvekkili şirketin yine ....... tarafından kurulduğunu, kurulduğunda 3-5 çalışan ile başlayan imalat süreci zaman içinde satış, üretim, ve idari personelleriyle sayıca 60 ı geçkin ekibe ve 400 ü aşkın bayi ve satış noktasına ulaştığını, 90 lı yıllardan sonra Türk sanayisi banka destekli olarak sürekli büyüme eğilimi gösterdiğini, özellikle vadeli hammadde alım imkanını kullanmak isteyen sanayicinin çek defteri kullanması ile başlayan süreç sonrasında kredili mevduat hesapları, borçlu cari sistemi ile çalışan kredi hesapları, demirbaş alım ve leasing kredileri, çalışan hesapları gibi ürünler ile genişlediğini, bu süreçten geçen sanayici, yaptığı tüm tahsilatları çek senet veya nakit olması fark etmeksizin bankalara verdiğini ve sürekli kredi kullanır hale geldiğini, 2016 yılında, Türkiyede bazı bombalama ve terör olaylarının yaşanması ardından turizm doğrudan inşaat sektörü ise dolayı olarak etkilenmeye başladığını, bankacılar özellikle kobilerin bu krizden kötü etkileneceğini ön görerek, mevcut kredi risklerini yavaş yavaş azaltma çabasına girdiklerini, Bunu yeni limit açmayarak, marjları arttırarak veya ek teminatlar isteyerek gerçekleştirdiklerini, sonuçta 2016 yılına nispeten kredi imkanı azalan her işletme nakit akış sıkıntısı çektiğini ve maddi sıkıntıya girdiğini, 2016 yılı Ocak ayında müvekkili şirketin toplam kredi limiti 15.000.000TL ve borcu 11.000.000 TL iken, bankaların daraltması sonucu iki yıl içinde banka borcunun toplam %90 kısmını ödediğini ve giderek küçülmeye başladığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin kredi borcunun ise 1.000.000 TL olduğunu, bu arada artan faiz oranları müvekkilinin finans maliyetini de arttırdığını, nakit darlığı ve faiz artışları ile doğal olarak başlayan talep düşmesi de piyasada rekabeti arttırınca bu kez de karlılıklar düştüğünü, ayrıca benzeri sıkıntıları çeken çoğu müşteri ile tahsilat problemleri başladığını, sonuç olarak müvekkili şirketin bu ahvalde başladığı 2018 yılı ilk yarısında özellikle ortaklardan borçlar alarak ayakta durduğunu, şirket faaliyetleri ile sıkıntıyı aşmaya çaba gösterdiğini, ancak 2018 yılının ikinci yarısından itibaren oluşan ani ve fahiş döviz artışları i...