DAVA : Patent Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti DAVA TARİHİ : 10/07/2013 KARAR TARİHİ : 12/09/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan patent tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... ve ... adlı ürünlerinin davalılara ait ..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlere tecavüz etmediğini iddia ederek bu hususta menfi tespit hükmü kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, her ne kadar Sağlık Bakanlığı'ndan gelen evrak üzerinde 14/02/2014 tarihinde inceleme yapılmış ise de, uzatılan cevap süresi içerisinde ayrıntılı inceleme yapılamadığını, detaylı olarak cevap dilekçesi sunacağını savunmuş, 18/04/2014 havale tarihli dilekçesinde ise, davacının ürününün henüz ruhsat alma aşamasında olduğunu, bu nedenle bu davayı açmakta hukuki yararının...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/496 KARAR NO : 2019/365 DAVA : Patent Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti DAVA TARİHİ : 10/07/2013 KARAR TARİHİ : 12/09/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan patent tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... ve ... adlı ürünlerinin davalılara ait ..., ..., ..., ... ve ... sayılı patentlere tecavüz etmediğini iddia ederek bu hususta menfi tespit hükmü kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, her ne kadar Sağlık Bakanlığı'ndan gelen evrak üzerinde 14/02/2014 tarihinde inceleme yapılmış ise de, uzatılan cevap süresi içerisinde ayrıntılı inceleme yapılamadığını, detaylı olarak cevap dilekçesi sunacağını savunmuş, 18/04/2014 havale tarihli dilekçesinde ise, davacının ürününün henüz ruhsat alma aşamasında olduğunu, bu nedenle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ... sayılı patentin yıllık ücreti ödenmediğinden geçersiz hale geldiği, geçersizlik ilanının 21/02/2013 tarihinde yapıldığı, davanın ise 10/07/2013 tarihinde açıldığını, dolayısıyla bu patent yönünden davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın müvekkilleri olmadığını ve bu nedenle bu patent yönünden yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafça karşılanması gerektiğini savunmuş ve bu dilekçede de tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davacının ruhsat başvurusunda bulunduğu ... ve ... adlı ürünlerin, davalılara ait ..., ..., ... ve ... sayılı patentlerin koruma kapsamında kalıp kalmadığı, davacının belirtilen ilaç ürünleri nedeniyle davalıların patentlerine tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususuna ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 31/03/2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacıya ait ... ve .... adlı ürünlerin 25/02/2015 tarihi itibariyle ruhsat dosyasında yer alan verilere göre davalıya ait ..., ..., ... ve ... sayılı patentlere tecavüz oluşturmadığının tespitine, dava tarihinden önce geçersiz hale gelmiş ve bu geçersizlik durumu ilan edilmiş olan ... no' lu patent yönünden menfi tespit talebinin reddine karar verilmiş, iş bu kararın temyizi üzerine, Yargıtay 11. HD'nin 06/06/2016 tarihli, 2015/11065 esas, 2016/6196 karar sayılı ilamıyla, "6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde hukuki yarar dava şartları içerisinde gösterilmiş olup, aynı Kanunun 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği, 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakıldığı, bu nedenle bu fiiller 551 sayılı KHK'nın patent haklarına tecavüz fiillerini düzenleyen KHK'nın 136. maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller a...