"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-)Olay günü taraflar arasında birlikte kaldıkları cezaevi koğuşundaki pencerelerin açılıp açılmaması nedeniyle tartışma çıktığının kabulü karşısında, ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği her iki sanık hakkında TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2-)Gerekçeli karar başlığında, müşteki...
4. Ceza Dairesi 2016/17404 E. , 2020/16676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-)Olay günü taraflar arasında birlikte kaldıkları cezaevi koğuşundaki pencerelerin açılıp açılmaması nedeniyle tartışma çıktığının kabulü karşısında, ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği her iki sanık hakkında TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2-)Gerekçeli karar başlığında, müşteki sanıkların davaya katılmalarına karar verildiği halde '' katılan sanık'' ibaresi yerine ''müşteki sanık'' olarak yanlış gösterilmeleri suretiyle, CMKnın 232/2. maddesine aykırı davranılması, 3-)Katılan sanık ...'in katılma talebine karşı katılan sanık ...'ın ve katılan sanık ...'ın katılma talebine karşı ise katılan sanık ...'in beyanı alınmadan katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 238/3. maddesine aykırı davranılması, 4-)Anayasa Mahkemesinin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 5-)Adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi, 6-)Kabule göre ise, sanık ...'e yükletilen kasten yaralama eylemi yönünden; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarda ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği...