"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili taraflar arasında 03.05.2005 tarihli alarm sistemi kurulması ve işleyişinin temini amacıyla sözleşme imzalandığını, 08.03.2007 tarihinde müvekkilinin dükkanında meydana gelen hırsızlık olayında alarmın zamanında devreye girmediğini, 130.000 TL'lik emtianın çalındığını, dükkanına da 3.000,00 TL'lik zarar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin 08.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, saat...
23. Hukuk Dairesi 2017/386 E. , 2020/3743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili taraflar arasında 03.05.2005 tarihli alarm sistemi kurulması ve işleyişinin temini amacıyla sözleşme imzalandığını, 08.03.2007 tarihinde müvekkilinin dükkanında meydana gelen hırsızlık olayında alarmın zamanında devreye girmediğini, 130.000 TL'lik emtianın çalındığını, dükkanına da 3.000,00 TL'lik zarar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin 08.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, saat 05.00'de sistemin alarm verdiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine ''sözleşmenin 3.3 maddesine göre; müşterinin (davacının) iş yerine hırsız girmesi veya teşebbüs edilmesi halinde sistemin alarma merkezine haber vermesi ve haberi olan davalı şirketin ise durumdan müşteriyi haberdar etmesi gerektiği ancak davalının, davacının işyerine ilk kez girilmek istendiği sırada bu yükümlülüğü yerine getirmediğinin mahkemenin kabulünde olmakla, gerçek zararın kanıt yükünün de davacıda olduğu, bu itibarla olay öncesinde işletmede kalan mal mevcudunun saptanmasının gerektiği, gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise, hakimin kendisinin değerlendirme yapması, somut olayın özelliklerini tartışması, hakkaniyete uygun tazminat miktarını belirlemesi gerektiği ayrıca davacının sarraflığın gerektirdiği tüm beceri ve koruma tedbirlerini alması zorunlu olduğundan, muhafaza tedbirlerinin yeterince alınıp alınmadığı, bunun davacı yönünden müterafık kusur teşkil edip etmeyeceği, başka tedbirler alınmış olsaydı hırsızlık olayının önlenip önlenemeyeceği hususları üzerinde durulması gerektiği'' gerekçesiyle Dairemizce bozulmakla mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre hırsızlık olayının vuku bulduğu tarihteki mal mevcudunun 145.223,72 TL olduğu, bununda yaklaşık 6,5 kg altına tekabül ettiği, davacının 2007 yılı gelir vergisi beyannamesindeki zarar miktarının 46.459,57 TL olarak bildirdiği, davacının polis kayıtlarındaki tutanakta önce 2-2,5 kg daha sonra ifadelerinde ise 4 kg altın çalındığını bildirdiği, aradaki 2 kg altın farkının derhal farkedilmesinin mümkün olacağı ve kasa mevcudunun olaydan hemen sonra tespit edilememesine, davacnının böyle bir talepte bulunmamasına göre, bilirkişilerin tahmini 4 kg altın çalınmış olabileceği görüşüne itibar edilemeyeceği, vergi dairelerine bildirilen beyannameler ile davacını...