Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/6107 · K. 2020/7320
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2020/6107 K. 2020/7320

E. 2020/6107K. 2020/732017 Aralık 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremez hale gelen davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesi ile 1,000 TL maddi tazminatın talep edildiği; Mahkemece 22/02/2016 tarihli bilirkişi...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2020/6107 E. , 2020/7320 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremez hale gelen davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesi ile 1,000 TL maddi tazminatın talep edildiği; Mahkemece 22/02/2016 tarihli bilirkişi raporu uyarınca toplam tazminat miktarının 452.213,52 TL olduğu açıkça belirtilerek davacının talebi ile bağlı kalınmak sureti ile 1,000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken tahsiline karar verildiği; ilamın davalılar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma ilamında davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen % 64 sürekli iş göremezlik oranına ait kontrol kaydı sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmesi ve davacıya iş göremezliği nedeni ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile bağlanması gereken ilk peşin değerli gelirin kusur oranları esas alınarak hesaptan tenzil edilerek maddi tazminat alacağının hesaplanması, neticeten kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğine değinildiği; Mahkemenin bozma ilamına uyduğu; bu arada davacının ilk hükme dayanak 22/02/2016 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda bakiye 451,213,52 TL maddi tazminat alacağı ile 1,000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin ek davaları açtığı; akabinde davacı tarafın ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 575,619,23 TL olarak arttırdığı; Mahkemenin nihai olarak 575,619,23 TL maddi tazminat ile 70,000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsiline yönelik hüküm kurduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/03/2002 tarih ve 1/119-135 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke usul Kanununun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmü tesis etme zorunluluğu vardır. Diğer yönden aydınlatılması gereken diğer bir husus da usulü kazanılmış hak kavramıdır. Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'da (ayrıca mülga 1086 sayılı HUMK içeriğinde) usulü kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki ...