Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/14725 · K. 2019/8497
YargıtayYargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/14725 K. 2019/8497

E. 2016/14725K. 2019/849718 Eylül 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı ifa davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket ile aralarında 13/03/2012 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile otomobil alışveriş merkezi niteliğinde blok ve/veya bloklar inşa edilen ... Alışveriş Merkezi Projesi'nde 1. Kat D Blok, brüt 254 m2 alanlı, D79 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin KDV dahil 300.000 Dolar olarak kararlaştırıldığını, tüm borcunu ödediğini ve aynı gün tapudan taşınmazın tescilinin gerçekleştirildiğini, ancak taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan zamanda ve şeklide teslim edilmediğini, bağımsız bölümün...

Karar Metni

13. Hukuk Dairesi 2016/14725 E. , 2019/8497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı ifa davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket ile aralarında 13/03/2012 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile otomobil alışveriş merkezi niteliğinde blok ve/veya bloklar inşa edilen ... Alışveriş Merkezi Projesi'nde 1. Kat D Blok, brüt 254 m2 alanlı, D79 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin KDV dahil 300.000 Dolar olarak kararlaştırıldığını, tüm borcunu ödediğini ve aynı gün tapudan taşınmazın tescilinin gerçekleştirildiğini, ancak taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan zamanda ve şeklide teslim edilmediğini, bağımsız bölümün 01/06/2012 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, aylık kira bedelinin 3810 Dolar olduğunu, zararının karşılanması için davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirketin ihtarnameye cevap dahi vermediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin aynen ifasını, eserin teslimini, aylık 3.810 Dolar olmak üzere toplam ilk üç aylık (01/06/2012- 01/07/2012-01/08/2012 ayları) kira bedeli olan 11.430 Doların gecikme tazminatı olarak tahsiline karar verilmesini, gecikme tazminatına vade tarihinden (temerrüt tarihi 01/06/2012) itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle 01/06/2012-01/08/2012 tarihine kadar 2 aylık gecikme tazminatı olan 7.620 USD nin ihtarın tebliğ edildiği tarihi takip eden 10. Günün sonu olan 16/01/2014 tarihinden geçerli yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMKnun 31.maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi olup, bu doğrultuda Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Eldeki davada, davacı, geç teslim nedeniyle, 01/06/2012- 01/07/2012-01/08/2012 tarihlerini belirtmek suretiyle ilk 3 aylık kira tazminatı talep etmiş, bilirkişi raporunda bu sürenin 2 aylık döneme işaret ettiği belirtilmiş, mahkemece de 2 aylık döneme işaret ettiği değerlendirilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davacının talebi konusunda bir tereddüt ve belirsizlik hasıl olmuştur. Mahkemece davacının talebi açıklattırılarak söz konusu belirsizlik giderildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma ...