YargıtayYargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2019/3466 K. 2019/7156

E. 2019/3466K. 2019/715625 Eylül 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; kendi adına vergi kaydı bulunan işletmede davalı ile ortak olduklarını, 10.04.2006 tarihinde ortaklığın feshedildiğini, ortaklığın feshi sonucunda kendisine ait malların hissesini fatura tanzim ederek davalı adına temlik ve devrettiğini, bu malların davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, ancak davalının üç adet fatura bedeli olan 18.777,40 TL'yi ödemediğini, iş bu fatura bedellerinin tahsili amacıyla takip başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ileri...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2019/3466 E. , 2019/7156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; kendi adına vergi kaydı bulunan işletmede davalı ile ortak olduklarını, 10.04.2006 tarihinde ortaklığın feshedildiğini, ortaklığın feshi sonucunda kendisine ait malların hissesini fatura tanzim ederek davalı adına temlik ve devrettiğini, bu malların davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, ancak davalının üç adet fatura bedeli olan 18.777,40 TL'yi ödemediğini, iş bu fatura bedellerinin tahsili amacıyla takip başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davacı ile 2006 yılı başlarında adi ortak olduklarını, davacının iş yerinde bulunan malların değerini fazla göstermek suretiyle yarı hissesini peşin para ile devrettiğini, yapılan anlaşma ile 2005 yılından kalan borçların davacıya ait olacağı, ortaklık süresince kar ve zararının yarı oranda olacağının kabul edildiğini, ancak davacının işletmenin borca batık olduğunu gizlediğini, kendisinin iş yerinin kapanmaması için şirket borçlarını ödemeye başladığını, borçları ödemek suretiyle davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, iddia edilen faturalardaki malların gerçekte iş yerinde bulunmayıp sadece muhasebe kayıtlarında mevcut mallar olduğunu, kendisinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 7. HD'nin 26.09.2013 tarih 2012/5474 E. - 2013/15559 K. sayılı ilamı ile; ''Davacının yemin deliline dayandığı da dikkate alınarak adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. madde hükümleri dikkate alınarak fesih ve tasfiyeye karar verilmesi gerektiği''nden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde; uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda davacıya ödenmesi gereken miktarın bulunmadığı, davacının iddia ettiği hususta davalıya mal teslim ettiğine ilişkin dosyaya delil sunmadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2018 tarih 2016/22311 E. - 2018/9473 K. sayılı ilamı ile; taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu kabul edilerek mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dik...