"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın oğlu Mehmet ile mağdure Sibel arasında gönül ilişkisi olduğu, olay günü tarafların kaçtıkları ve bir süre sanığın evinde beraber kaldıkları, bu durumun mağdurenin 12.11.2012 tarihinde savcılık makamında alınan ifadesi ile dosyada yer alan diğer ifadelerle sabit olduğu ve mağdurenin suç tarihinde henüz onbeş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mevcut haliyle eylemin TCK.nın 109/1,3-b-f maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1....
8. Ceza Dairesi 2019/7146 E. , 2021/15105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın oğlu Mehmet ile mağdure Sibel arasında gönül ilişkisi olduğu, olay günü tarafların kaçtıkları ve bir süre sanığın evinde beraber kaldıkları, bu durumun mağdurenin 12.11.2012 tarihinde savcılık makamında alınan ifadesi ile dosyada yer alan diğer ifadelerle sabit olduğu ve mağdurenin suç tarihinde henüz onbeş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mevcut haliyle eylemin TCK.nın 109/1,3-b-f maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (K.D) KARŞI OY GEREKÇESİ Sanığın oğlu Mehmet ile mağdure Sibel arasında gönül ilişkisi olduğu, olay günü tarafların kaçtıkları ve bir süre sanığın evinde beraber kaldıkları, bu durumun mağdurenin 12.11.2012 tarihinde savcılık makamında alınan ifadesi ile dosyada yer alan diğer ifadelerle sabit olduğu ve mağdurenin suç tarihinde henüz on beş yaşını tamamlamamış olmasının rızasının hukuken geçerli olmadığı anlamına gelmeyeceği, mevcut haliyle ailesiyle kaldığı evini terk etme iradesi gösteren mağdure çocuğun rızası dahilinde ancak ailesinin rızasının olmadığı bu olayda sanığın eyleminin TCK.nın 234/3. maddesinde unsurları gösterilen suçu oluşturacağı cihetle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 31.05.2021 ... Muhalif Üye