"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515-202 ile 21/12/2010 gün ve 230-264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu...
18. Ceza Dairesi 2019/2352 E. , 2019/11328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515-202 ile 21/12/2010 gün ve 230-264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel Mahkemece sanıklar ..., ..., ... hakkında 5 ayrı yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 86/2,3-e, 35,62 ve 52/2-4 maddeleri gereğince doğrudan verilen 2.240 Türk lirası adli para cezaları, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece yaralama eylemlerinin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükümlerin temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay tarihinde Eşme Kadastro Mahkemesi'nin 2010/6 esas sayılı dosyası için keşif yapmak için Armutlu Köyü'ne giden keşif heyetine ve olay yeri güvenliğini sağlamakla görevli jandarma görevlilerine cebir ve tehditte bulunan sanıklar ..., ..., ..., ...in eylemlerinin, TCK'nın 44. maddesi de göz önüne alınarak, bir bütün halinde TCKnın 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ancak, bu cezanın Kanun'un 43/2. maddesine göre artırılacağı gözetilmeden, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında hem keşif heyetine hem de jandarma görevlilerine yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan ayrı ayrı 2 kez ve sanıklar ..., ..., ... hakkında yaralama suçundan ayrı ayrı 5 kez ceza tayini, Kabule göre ise; 1) TCKda hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK'nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin te...