Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2017/3981 · K. 2019/9044
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2017/3981 K. 2019/9044

E. 2017/3981K. 2019/904425 Kasım 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I- İSTEM: 23.9.1998-16.6.2013 arasında davalı ... Söyleyene'e ait olan evde, ev hizmetlerinde aşçı ve temizlikçi olarak, aralıksız ve sürekli olarak aylık 1250 TL ücret karşılığı...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2017/3981 E. , 2019/9044 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I- İSTEM: 23.9.1998-16.6.2013 arasında davalı ... Söyleyene'e ait olan evde, ev hizmetlerinde aşçı ve temizlikçi olarak, aralıksız ve sürekli olarak aylık 1250 TL ücret karşılığı çalışmış olmasına rağmen davalılar tarafından söz konusu bu çalışmaların Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini ve sigorta primlerinin ödenmemiş olduğunu, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, beyanla sürekli olarak ev hizmetlerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II- CEVAP: Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarına göre davacının davalı yanında çalışmaları bulunmadığı gibi başkaca dava dışı işveren yanında da çalışmaları bulunmadığını, ayrıca davacının sigortalılık kaydının dahi bulunmadığı, davalı 112780 sicil numaralı, "..., unvanlı iş yerinin 05/11/2013 tarihinde yasa kapsamına alındığını, ev içi çalışan personelin işvereni olarak faaliyetleri mahiyetinde iş görerek... Mah. ... adresinde faaliyette bulunduğunu, davacının tespit talep ettiği dönemde davacının fiili çalışması bulunmadığından, davacının sigortalılık kaydına da rastlanılmadığını savunup davanın reddini talep etmiştir. Davalı İşveren vekili davacı ile davalı arasında bağımlılık unsuru bulunmayan, davalının da kabul etmesi halinde çağrı usulü ile gerçekleştirilen kesintili ev hizmetlerinin söz konusu olduğunu, davalı ile bağımlılık ilişkisi içinde olmayan, davalının emir ve talimatı altında çalışmayan davacının, sadece davalı usulü ile gerçekleştirdiği, bağımlılık unsuru taşımayan çalışmalarının 3-4 defa 6, 8 ve 10 aylık kesintilere uğradığını, bu kesinti dönemlerinde davacının çağrı usulü ile dahi hizmet vermediğini, 1998 yılından 2013 yılına kadar kesintisiz aylık 1.250,00 TL ücretle çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği de nazara alındığında çalışma iddialarının kuşkudan uzak biçimde kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, davanın 5510 sayılı yasanın 86. Maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunup davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI 1-Davanın kabulüne; davacının 23/09/1998- 16/06/2013 tarihleri arasında davalıya ai...