Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4348 · K. 2021/9550
YargıtayYargıtay 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2021/4348 K. 2021/9550

E. 2021/4348K. 2021/95502 Kasım 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İcra Memur Muamelesini Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, iflas erteleme tedbir kararının yalnızca asıl borçlu şirket hakkında verilmesi nedeniyle ipotekli taşınmazların malikleri hakkında uygulanamayacağını ileri sürerek icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına dair kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği,ilk derece mahkemesince ,bir borçlu yönünden verilmiş tedbir...

Karar Metni

12. Hukuk Dairesi 2021/4348 E. , 2021/9550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İcra Memur Muamelesini Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, iflas erteleme tedbir kararının yalnızca asıl borçlu şirket hakkında verilmesi nedeniyle ipotekli taşınmazların malikleri hakkında uygulanamayacağını ileri sürerek icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına dair kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği,ilk derece mahkemesince ,bir borçlu yönünden verilmiş tedbir kararının diğer borçluya da sirayet ettiğinin kabulü gerekeceği belirtilerek şikayetin reddine hükmedildiği, bu karara karşı alacaklı yanca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 179/b-2. maddesi gereğince, borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Ancak, aynı madde hükmüne ve ihtiyati tedbir kararına göre, ipotekli taşınmazın satışı gerçekleştirilemez. Ne varki, burada çözümlenmesi gereken sorun, hakkında tedbir kararı verilen asıl borçlunun değil, hakkında tedbir kararı bulunmayan ipotekli taşınmaz malikleri olması halinde, İİK'nun 179/b-2. maddesi uyarınca satışın yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. İİKnun 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK.nun 150/ı maddesinde; "Borçlu cari hesap veya kısa orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi ..." krediyi kullandıran tarafın başvurusu üzerine ve anılan maddede yazılı koşulların oluşması halinde "icra müdürü 149. maddesi uyarınca işlem yapar ..." hükmü yer almaktadır. İİK'nun 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu halde, asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekir. Somut olayda,Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1137 Esas sayılı dosy...