Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/20833 · K. 2020/12510
YargıtayYargıtay 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E. 2020/20833 K. 2020/12510

E. 2020/20833K. 2020/125105 Ekim 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.06.2020 tarihli ve 2020/7979 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2020 tarihli ve 2020/55625 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "adli para cezası başlıklı" 52. maddesinde yer alan "(1) Adlî para cezası, beş günden az ve Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle...

Karar Metni

3. Ceza Dairesi 2020/20833 E. , 2020/12510 K. "İçtihat Metni" Yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.06.2020 tarihli ve 2020/7979 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2020 tarihli ve 2020/55625 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "adli para cezası başlıklı" 52. maddesinde yer alan "(1) Adlî para cezası, beş günden az ve Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklindeki düzenleme karşısında mahkemece gün adli para cezasına hükmedilmesi sonrası infaza elverişli olacak şekilde her bir gün karşılığı para cezası miktarı belirtilmeyerek hükmün eksik kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Mağdur hakkında düzenlenmiş Özel Siirt İbn-i Sina Hastanesi'ne ait 16.11.2018 tarihli 964 nolu genel adli muayene raporunda; sağ periorbital alanda ödem ve ekimoz olduğu, görme keskinliğinin azaldığı, sağ kaş hizasında yaklaşık 1 cm'lik kesi olduğunun, Siirt Devlet Hastanesine ait 10.12.2018 tarihli ve 1091 sayılı raporunda; her iki gözde görme keskinliğinin tam olduğu, görme kaybı olmadığı, göz muayenesinin doğal olduğu, başvuru esnasında gözde kanama(hifema) olduğunun bildirilmesine, yaralanmanın "basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine" dair 01.04.2019 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait raporun mağduru muayene etmeden düzenlenmiş olmasına göre; mağdurun tüm tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek yaralanmasının ne şeki...