Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/17022 · K. 2020/13183
YargıtayYargıtay 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2016/17022 K. 2020/13183

E. 2016/17022K. 2020/1318322 Ekim 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Eşe karşı kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık hakkında her iki mağdura yönelik ayrı ayrı TCK'nın 106/1-1. maddesi uyarınca dava açılmış olması karşısında; sanık hakkında bir kez aynı Kanunun 106/1-1. maddesi uyarınca ceza verilip aynı Kanunun 43/2. maddesi gereği artırım yapılmış olması, sanığın lehine olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, A)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizinde; Sanığa yükletilen kasten yaralama suçundan dolayı...

Karar Metni

4. Ceza Dairesi 2016/17022 E. , 2020/13183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Eşe karşı kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık hakkında her iki mağdura yönelik ayrı ayrı TCK'nın 106/1-1. maddesi uyarınca dava açılmış olması karşısında; sanık hakkında bir kez aynı Kanunun 106/1-1. maddesi uyarınca ceza verilip aynı Kanunun 43/2. maddesi gereği artırım yapılmış olması, sanığın lehine olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, A)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizinde; Sanığa yükletilen kasten yaralama suçundan dolayı kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUKnın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'un, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizine gelince; 1-Sanık ...'un suçlamaları kabul etmemesi, olay hakkında görgüye dayalı bilgisi olan bir tanığın da bulunmaması ve mağdur ...'un kollukta, sanığın önce kendisini vurup tehdit ettiğini, daha sonra diğer mağdur ... ile kendisini tekrar tehdit ettiğini beyan etmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkemede, sanığın önce kendisini tehdit ve darp ettiğini ancak daha sonra diğer mağdur ...'nin evine sığındıklarında yalnızca kapıya vurduğunu, tehdit etmediğini beyan etmesi, hükmün açıklandığı mahkemede ise sanığın hiçbir aşamada kendisine yönelik bir tehditte bulunmadığına yönelik beyanı karşısında; mağdur ...'un çelişkili beyanları ve diğer mağdur ...'ın beyanlarına ne suretle üstünlük tanındığı yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de,...