Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2018/7093 · K. 2019/4820
YargıtayYargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/7093 K. 2019/4820

E. 2018/7093K. 2019/482022 Mayıs 2019
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, muris ...'nun 01/01/2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin ... Noterliğince düzenlenen 01/01/2002 tarihli vasiyetname ile bazı taşınmazlarını kendisine bıraktığını, söz konusu taşınmazlarla ilgili tapu işlemlerinin yapılabilmesi için vasiyetnamenin tenfizi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davacı vekilinin 29/04/2014 tarihli duruşmada vekillikten çekildiğini, durumun davacıya 27/06/2014...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2018/7093 E. , 2019/4820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, muris ...'nun 01/01/2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin ... Noterliğince düzenlenen 01/01/2002 tarihli vasiyetname ile bazı taşınmazlarını kendisine bıraktığını, söz konusu taşınmazlarla ilgili tapu işlemlerinin yapılabilmesi için vasiyetnamenin tenfizi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davacı vekilinin 29/04/2014 tarihli duruşmada vekillikten çekildiğini, durumun davacıya 27/06/2014 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen tebligat ile bildirildiği, davacının ise duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 09/09/2014 tarihli duruşmaya gelmediği, davayı takip etmediği, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten sonra davacının süresi içerisinde davasını yenilemediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamında öncelikle çözümlenmesi gereken husus; vekillikten çekilme dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin davacı asile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde bildirilip bildirilmediği, buna bağlı olarak da dosyanın işlemden kaldırılması ve ardından da açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMKnun 150. maddesi uyarınca davacının ancak usulüne uygun bir şekilde davet edilip de duruşmaya gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği durumlarda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilir. Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi davacı tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. Bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, tebligat, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır. Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddeye göre tebligat çıkartılması doğru olmaz. Bu davranış Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Hem yasa metninde, hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerek...