DAVA: İtirazın İptali|Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2023 Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl davada davalı ve birleşen davada davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında oluşan ticari faaliyetler sonucu davacının davalıdan fatura alacağının bulunmasına rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, faturalarda vadenin 120 gün olarak yazılı olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, buna göre faiz hesabı yapılarak talep edildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP: Asıl davada davalı vekili, davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1932 KARAR NO: 2023/1863 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2018 NUMARASI: 2013/86 Esas - 2018/997 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ATM'NİN 2014/162 ESASLI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali|Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2023 Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl davada davalı ve birleşen davada davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında oluşan ticari faaliyetler sonucu davacının davalıdan fatura alacağının bulunmasına rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, faturalarda vadenin 120 gün olarak yazılı olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, buna göre faiz hesabı yapılarak talep edildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP: Asıl davada davalı vekili, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Türkiye pazarında distribütör olan müvekkilinin pazar ağına doğrudan müdahale ile ürün satmak isteyen davacının müvekkilinin pazar alanını daralttığını, davacının doğrudan Türkiye pazarına girdiğini, bu amaçla kötü niyetle akde aykırı davranarak sözleşmeyi 25/11/2009 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak feshettiğini, icra dosyasına konu edilen faturaların büyük kısmının müvekkili şirketin kayıtlarında yer almadığını ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olup bu alacaklar nedeniyle takas ve mahsup talep ettiklerini, ayrıca sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının 100.000-Euro borçlu olduğunu, davacının müvekkilinin satış ve pazarlama çalışanlarını transfer ederek müşteri bilgilerini ele geçirdiğini ve mal satışında bulunduğunu, müvekkilinin beş yıllık emeğinin haksız olarak gasp edildiğini, sermaye artışına müsaade etmeme yoluyla müvekkilinin iş hacminin büyümesini engellediğini, bununla müvekkilini borç ödeyemez hale getirmeyi hedeflediğini, müvekkilinin bölgesinde yüksek, diğer bölgelerde düşük fiyat politikası güderek amacına ulaştığını ileri sürerek davanın reddine, müvekkilinin 700.000-Euro alacağının davacının alacağından takas ve mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili, ... Şirketinin yetkilisi ve ortağı olduğunu, davalı şirketin taraflar arasında kurulan sözleşme ile Türkiye'deki tek satıcısı olduğunu, sözleşme gereği davacı 150.000-Euro tutarındaki teminat senedini kefil olarak imzalayıp davalı şirkete teslim edeceğini, bilahare davacı şirketin Türkiye pazarına kendisinin girmek istemesi sonucu ... Şirketinin yüzde kırk payını satın aldığını ve müvekkilini yalnız Marmara Bölgesi tek sa...