Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/15769 · K. 2020/723
YargıtayYargıtay 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/15769 K. 2020/723

E. 2016/15769K. 2020/72310 Şubat 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDELİN TAHSİLİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedelin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedelin tahsili isteklerine ilişkindir. Davacı, davaya konu taşınmazla ilgili olarak 2011 yılında verdiği ancak noterliği ve yevmiye numarasını hatırlamadığı vekaletname ile davalılardan ...'u vekil tayin ettiğini bilahare Ondokuzmayıs Noterliği'nin 08/03/2013 tarih ve 000062 yevmiye numaralı azilnamesi ile vekili azlettiğini, davalı ...nin yetkisi sona...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2016/15769 E. , 2020/723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDELİN TAHSİLİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedelin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedelin tahsili isteklerine ilişkindir. Davacı, davaya konu taşınmazla ilgili olarak 2011 yılında verdiği ancak noterliği ve yevmiye numarasını hatırlamadığı vekaletname ile davalılardan ...'u vekil tayin ettiğini bilahare Ondokuzmayıs Noterliği'nin 08/03/2013 tarih ve 000062 yevmiye numaralı azilnamesi ile vekili azlettiğini, davalı ...nin yetkisi sona ermesine rağmen paydaşı olduğu 6820 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 23/282 payını diğer davalı ...a devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Davalılar, 6820 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 3/5 payının davalı ... adına kayıtlı iken duyulan güven sonucu taşınmazın 23/282 payının davacıya devredildiğini, daha sonradan davalı ...in açtığı boşanma davasından feragat etmesi ve bu dosyada verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması karşılığında taşınmazın satış yoluyla ...e temlik edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK'nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada 6100 sayılı HMK'nun 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMKnın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargının,hakimin ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek, ...