"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, kayınbiraderi olan davalı ile davalının babasına ait olan taşınmaz üzerinde tavuk çiftliği ve müştemilatını inşa ettiklerini, işletmede eşit oranda paydaş olmalarına rağmen davalının 2009 yılı Haziran ayından itibaren kendisini işletmeye almadığını, bunun üzerine ortaklığa konu işletmedeki taşınmaz ve demirbaşların değerini mahkeme aracılığı ile tespit ettirdiğini, tespit sonrasında davalının 60.000,00 TL ödeme teklifinde bulunduğunu, fakat bu bedeli ödemediği gibi başlatılan takibe de itiraz ettiğini...
3. Hukuk Dairesi 2019/5226 E. , 2020/1425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, kayınbiraderi olan davalı ile davalının babasına ait olan taşınmaz üzerinde tavuk çiftliği ve müştemilatını inşa ettiklerini, işletmede eşit oranda paydaş olmalarına rağmen davalının 2009 yılı Haziran ayından itibaren kendisini işletmeye almadığını, bunun üzerine ortaklığa konu işletmedeki taşınmaz ve demirbaşların değerini mahkeme aracılığı ile tespit ettirdiğini, tespit sonrasında davalının 60.000,00 TL ödeme teklifinde bulunduğunu, fakat bu bedeli ödemediği gibi başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacı ile 127 ada 39 parsel üzerindeki taşınmazda adi ortaklık şeklinde faaliyet gösterdiklerini, fakat ortaklığın çekilmez hale gelmesi nedeni ile dava açarak adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep ettiğini, bu dava ile aralarında fiili ve hukuki irtibat olduğunu, bu nedenle tasfiye davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2017 tarihli, 2016/572 Esas ve 2017/7771 Karar sayılı ilamıyla kararın, "Temyize konu hükmün gerekçesinde; davanın, hukuki yarar yokluğu yanında, ispat edilemediği kanaati ile reddine karar verildiği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla, davanın hem usulden hem esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece; davanın hem usulden, hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de; hükümde, tarafların iddia ve savunmaları yerine, davalı tarafça açılan 2011/258 Esas sayılı davadaki iddia ve savunmalarının yazılmış olması doğru değildir." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, davada varlığı ileri sürülen alacak miktarının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, 2011/258 Esas sayılı adi ortaklığın tasfiyesi dosyasında davalı olan davacı ...'nın dosyanın 13. celsesinde tüm delillerini bildirmiş olduğu ve ayrıca yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, bu nedenlerle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine ilişkin alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Somut olayda davacı, iş bu dava ile adi ortaklığa konu işletmeye davalı tarafından alınmadığını belirterek işletmede bulunan demirbaşlara ilişkin payını talep etmiştir. Davalı ise, adi ortaklığı...