"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/2. maddesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/2. maddesinde Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. denilmektedir. Somut olayda, SGKnın dahili davalı olarak, davaya dahil edildiği, hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gibi, mahkemece de SGK...
21. Hukuk Dairesi 2019/6410 E. , 2020/1534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R 1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/2. maddesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/2. maddesinde Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. denilmektedir. Somut olayda, SGKnın dahili davalı olarak, davaya dahil edildiği, hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gibi, mahkemece de SGK leh ve aleyhine mahkemece karar verilmediği anlaşılmakla, SGK vekili kararı temyiz etmiş ise de hükmü temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz eden SGK vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, Dava, sigortalının 17/08/1999 tarihli iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Davanın kısmen kabulü ile Davalı ... yönünden davanın kesin hüküm nedeni ile reddine, 1.693,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Genel Sigorta A.Ş. (... Sigorta) ve ... Sigorta A.Ş.den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar Genel Sigorta A.Ş. (... Sigorta) ve ... Sigorta A.Ş.nin sigorta poliçeleri kapsamında sorumlu tutulmalarına, davacının manevi tazminat talebinin 21/04/2005 tarihli dilekçesi ile feragat etmesi nedeni ile reddine karar verilmiştir. 492 Sayılı Harçlar Kanunun 28/1-a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. 6100 sayılı HMKnun 323/1-a maddesi gereğince karar ve ilam harcı yargılama giderleri içerisinde sayılmış olup, 326/1.maddesi gereğince kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. O halde karar ve ilam harcından davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken, peşin karar ve ilam harcının mahsup edilmemesi ve yatırılan harcın yargılama gideri içerisine dahil edilerek taraflar arasında pay edilmesi hatalı olmuştur. 3- Somut olayda Mahkemece uyulan Dairemizin 20/11/2017 tarih ve 2017/4170- 9460 E-K sayılı kararı doğrultusunda, Davalı KGM hakkında daha önce verilen red kararının kesinleşmiş olması nedeniyle ...