Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2018/1488 · K. 2020/2271
YargıtayYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2018/1488 K. 2020/2271

E. 2018/1488K. 2020/227110 Mart 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMKnin kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma aşamasında usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan müşteki kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekilinin 09.01.2015 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli, 2018/427 Esas ve...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2018/1488 E. , 2020/2271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMKnin kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma aşamasında usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan müşteki kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekilinin 09.01.2015 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli, 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suç konusu faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki 2 numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir. 1- Kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan müşteki kuruma duruşma tarihi ve iddianame örneği tebliğ edilerek, davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMKnin 234/1-b maddesine aykırı davranılması, 2- Kabule göre de; a) Aynı takvim yılı içinde farklı zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağının ve sanık hakkında TCKnin 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müşteki kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.