"İçtihat Metni" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 2661-1421 Hırsızlık suçundan sanık ...'in TCK'nın 142/1-b, 143/1, 31/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2017 tarihli ve 37-377 sayılı hükme yönelik sanık, müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 16.05.2018 tarih ve 2661-1421 sayı ile mahkûmiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 25.10.2018 tarih ve 5377-14896 sayı ile; "...Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet...
Ceza Genel Kurulu 2018/580 E. , 2020/309 K. "İçtihat Metni" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 2661-1421 Hırsızlık suçundan sanık ...'in TCK'nın 142/1-b, 143/1, 31/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2017 tarihli ve 37-377 sayılı hükme yönelik sanık, müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 16.05.2018 tarih ve 2661-1421 sayı ile mahkûmiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 25.10.2018 tarih ve 5377-14896 sayı ile; "...Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine' şeklinde verilen hükmün, maddi vakıa denetimi gerektiren bir sebebe dayandığı ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin de beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmadığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddine, oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi S. Çevik; "...Somut olayda sanığın suç tarihi itibarıyla kaldığı öğrenci yurdunda kendisi gibi kalmakta olan mağdura ait cep telefonunu mağdurun kaldığı odadan çalarak, daha sonra Samsun il merkezinde bulunan ikinci el cep telefonu alım satım işi yapan tanık ...'e sattığı, tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında da bu durumu teyit edip kendisine gösterilen fotoğraf üzerinden sanığı teşhis ettiği, tanığın olayın üzerinden yaklaşık 5 yıl gibi bir süre geçtikten sonra istinaf incelemesi sırasında sanığı teşhis edememesinin ve suça konu telefonun satışına ilişkin belgedeki el yazılarının suça sürüklenen çocuğa ait olmadığına ilişkin kriminal raporun sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır. Yerel mahkeme mahkûmiyet kararı vermiş, BAM ise aynı delillerle beraat vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı bu hususları anlatarak mahkûmiyet kararı verilmeliydi görüşüyle beraat kararını temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinin içeriği son derece ayrıntılı ve somut delillere dayanmaktadır. Yani mahkûmiyet kararı verilmesini gerektirecek deliller tek tek ve ayrıntılı olarak gösterilmiştir, dosya içeriğine de uygundur. Yerel mahkeme kararı da dosya içeriğine ve delilerine uygundur. Bu nedenle sanığın beraatine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girmeden, girilemeyeceği gerekçesiyle red kararı veren çoğuluk görüşüne katılmıyorum." açıklamasıyla karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 15.11.2018 tarih ve 59173 sayı ile; "...5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasında beş bent olarak hangi hâllerde beraat kararı v...