"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2018/163-2018/485 Dava, Danimarka sigorta rejimine giriş tarihinin Türkiyede sigortalılık başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, Davacının yurtdışı hizmet borçlanması gözetilerek, 23.07.2004 tarihinin 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyizinin reddi gerekir. 2-Eldeki davada,...
10. Hukuk Dairesi 2019/254 E. , 2020/3670 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2018/163-2018/485 Dava, Danimarka sigorta rejimine giriş tarihinin Türkiyede sigortalılık başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, Davacının yurtdışı hizmet borçlanması gözetilerek, 23.07.2004 tarihinin 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyizinin reddi gerekir. 2-Eldeki davada, bozmaya uyularak yapılan yargılama ile mahkemece davacı hakkında sigorta başlangıcının tespiti için esas alınması ve uygulanması gereken 3201 sayılı Yasanın 5inci maddesi gereğince Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihinden borçlanılan süre kadar geriye gidilmesine ilişkin yaklaşım yerinde ise de; davacının davadan önce yaptığı 16.02.2015 tarihli kuruma başvurusunda davalı Kurumca hali hazırda aynı yasal mevzuat gereğince işlem yapıldığı ve 23.07.2004 tarihinin zaten davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edildiği ve davacının mahkemece kabul edilen tarihe ilişkin herhangi bir talebinin de bulunmayışı karşısında, davacının davasının tamamen reddine dair karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve vekâlet ve yargılama ücretlerinin kısmen kabul niteliğindeki karara göre tayini usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine, 1-Davanın reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan 59,50 TL harçtan, alınması gereken 39,50 TL harcın düşülmesi ve hazineye irat kaydı ile kalan 20,00 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı Kurum vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısımlarının taraflar iadesine, hükmünün yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.