Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/1807 · K. 2020/2443
YargıtayYargıtay 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E. 2020/1807 K. 2020/2443

E. 2020/1807K. 2020/244330 Haziran 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 116 ada 27 parsel sayılı 1.134,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2015/2016 payı ... adına, 1/2016 payı ise iştiraken ... ve arkadaşları adına olacak şekilde tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve tescil istemiyle davalı ... aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; davacı ... tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizin 07.05.2019 tarih, 2016/8727 Esas, 2019/3395 Karar sayılı ilamı ile onanmış olup, bu kez davacı vekili...

Karar Metni

16. Hukuk Dairesi 2020/1807 E. , 2020/2443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 116 ada 27 parsel sayılı 1.134,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2015/2016 payı ... adına, 1/2016 payı ise iştiraken ... ve arkadaşları adına olacak şekilde tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve tescil istemiyle davalı ... aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; davacı ... tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizin 07.05.2019 tarih, 2016/8727 Esas, 2019/3395 Karar sayılı ilamı ile onanmış olup, bu kez davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Mahkemece, davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, bu maddeden istifade edebilmek için tapu dışı sözleşmenin tespitten önce yapılması gerektiği, davacının dayandığı senedin tespitten sonra yapıldığı, bu kapsamda anılan yasa hükmünün uygulanmasına olanak bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, açıkça kadastro öncesi nedene dayandığını bildirmiş olup, her ne kadar dosyaya tarihi itibariyle tespit sonrası yapıldığı anlaşılan adi yazılı bir sözleşme sunmuş ise de, bu sözleşmeyi taşınmazı kadastrodan sonra davalıdan satın aldığını ileri sürmek için değil, taşınmazın kadastro öncesinde de kendisine ait olduğunu davalının da kabul ettiğini göstermek amacıyla sunduğunu bildirmiştir. Öte yandan, çekişmeli taşınmazın tespitinin tapu kaydına dayalı olarak yapıldığı anlaşılmakta olup, taşınmazın aynına ilişkin iş bu davalarda iddia ve savunmanın tespiti bakımından taşınmaz başında keşif yapılması zorunlu olduğu halde, davacının dava dilekçesinde bildirdiği delilleri toplanmaksızın ve keşif deliline de dayanmasına rağmen taşınmaz başında keşif yapılmaksızın ve tespite esas tapu kayıtları getirtilip uygulanarak kayda dayalı hakkın kime ait olduğu belirlenmeksizin, salt senet tarihi esas alınarak hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Çekişmeli taşınmazın hükmen tescil edildiği anlaşılmakta ise de, hükmen tescile esas Kadastro Mahkemesi dosyasında Yalman soyadlı davacılar ile davalı ... arasında dava görüldüğü, davacı ...ın bu dosyaya taraf olmadığı anlaşılmakla, Kadastro Mahkemesi kararının davacı açısından bağlayıcı olmayacağı kuşkusuzdur. Davacı baştan beri çekişmeli taşınmazın kadastro öncesinden beri kendisine ait olduğunu iddia etmekte olup, mahkemenin kabulünün aksine davalıdan satın almaya dayanmamaktadır. H...