Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/2990 · K. 2023/2450
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2990 K. 2023/2450

E. 2022/2990K. 2023/245012 Eylül 2023
adi ortaklıktazminatitirazın iptalikâr payıicra inkar tazminatıicra takibidamga vergisibedel tespitikeşif ve bilirkişi incelemesiortaklık payıtakibin durdurulmasıbedel tahsilibilirkişi incelemesiiptal davasıiptal kararıalacağın tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 29.08.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin davalıdan 814.362,38 TL değerinde alacağı bulunduğunu ve bu alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, İstanbul Havalimanındaki ... ve inşaatını gerçekleştirmek amacıyla davalı ile ... Hiz. A.Ş. arasında bir sözleşme kurulduğunu, davacı şirket ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi de ana sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının davacı şirkete taşere edilmesine ilişkin olduğunu, Taşeron sözleşmesinde ana sözleşmede tanımlanan edimlerin davacı şirket ile davalı arasında yarı yarıya gerçekleştirileceğini, davacı...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/2990 KARAR NO: 2023/2450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/09/2022 NUMARASI: 2019/1168 E - 2022/576 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/09/2023 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 29.08.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin davalıdan 814.362,38 TL değerinde alacağı bulunduğunu ve bu alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, İstanbul Havalimanındaki ... ve inşaatını gerçekleştirmek amacıyla davalı ile ... Hiz. A.Ş. arasında bir sözleşme kurulduğunu, davacı şirket ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi de ana sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının davacı şirkete taşere edilmesine ilişkin olduğunu, Taşeron sözleşmesinde ana sözleşmede tanımlanan edimlerin davacı şirket ile davalı arasında yarı yarıya gerçekleştirileceğini, davacı şirketin ana sözleşmedeki işler bakımından taşeron konumunda olduğu için yaptığı işleri ve masrafları üzerine karını ekleyerek davalıya fatura ettiğini, davacı şirket de faturalarını buna uygun şekilde kestiğini, ancak her faturanın karşılığı ödenmediğini, taraflar arasında ödemenin takibi için bir cari hesap ilişkisi tutulduğunu, davacı şirketin proje süresince düzenlenen tüm faturaları bir araya getirerek davalıya tebliğ ettiğini, davalının davacı şirketin yaptığı işin karşılığı olan hak edişlerin kendisine düşen kısmının yanında davacı şirkete düşen %50 nispetindeki kar payını da davacı şirket banka hesabına yatırmayı reddettiğini, taşeron sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının takip dosyasına baki 814.362,80 TL tutarındaki borca ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu takibe haksız olarak itiraz ettiğinden alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasındaki sözleşme bir tür adi ortaklık olan iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu, sözleşmeden dolayı taraflara yani ortaklara tahakkuk eden istisnasız her türlü vergi yükümlülüğünden %50 oranında eşit oranda sorumlu olduklarını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının davalıya fatura tebliğ etmiş olmasının bir önemi olmadığını, çünkü davacı tarafça tanzim edilen faturalar kendisinin koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu oluşturduğunu, dolayısı ile davacının davalıdan bu faturalardan doğan bir alacağı olmadığını, davacının herhangi bir kar payı alacağının kalıp kalmadığı ancak iş bu dava sayesinde gerçekleştirilecek tasfiye sonunda ortaya çıkabileceğini, taraflarca ödenen vergi v...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 642

1. Katılım payı için yapılacak işlem

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/299 · K. 2022/3008

21 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/953 · K. 2022/2792

26 Ekim 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2365 · K. 2023/2495

14 Eylül 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2987 · K. 2022/3085

29 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1015 · K. 2023/491

16 Şubat 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2634 · K. 2023/955

30 Mart 2023