Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2018/9 · K. 2018/84
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 11/7/2018 Tarihli ve E: 2018/9, K: 2018/84 Sayılı Kararı

E. 2018/9K. 2018/8415 Kasım 2018
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

numaralı bentlerin Anayasa’nın 2, 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Anayasa’nın 35. maddesine (Mülkiyet Hakkı) aykırılık hususu Anayasa’nın 35. maddesi herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu, bu hakkın ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Temel bir insan hakkı olan mülkiyet hakkı bireyin eşya üzerindeki hâkimiyetini güvence altına almaktadır. Eşya üzerindeki hâkimiyet bir yönüyle bireye devletin müdahale edemeyeceği özel bir alan yaratırken, diğer taraftan emeğinin karşılığını güvence altına almakla bireye kendi hayatını yönlendirme ve geleceğini tasarlama olanağı sunmaktadır. Bu nedenle birey özgürlüğü ile mülkiyet hakkı arasında yakın bir ilişki vardır. (Anayasa Mahkemesi 2009/58 E, 2011/52 K) Kamu yararı; bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararı düşüncesi...

Karar Metni

“... 1. Mahkememizce yukarıda zikredilen 1 ve 2 numaralı bentlerin Anayasa’nın 2, 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Anayasa’nın 35. maddesine (Mülkiyet Hakkı) aykırılık hususu Anayasa’nın 35. maddesi herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu, bu hakkın ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Temel bir insan hakkı olan mülkiyet hakkı bireyin eşya üzerindeki hâkimiyetini güvence altına almaktadır. Eşya üzerindeki hâkimiyet bir yönüyle bireye devletin müdahale edemeyeceği özel bir alan yaratırken, diğer taraftan emeğinin karşılığını güvence altına almakla bireye kendi hayatını yönlendirme ve geleceğini tasarlama olanağı sunmaktadır. Bu nedenle birey özgürlüğü ile mülkiyet hakkı arasında yakın bir ilişki vardır. (Anayasa Mahkemesi 2009/58 E, 2011/52 K) Kamu yararı; bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararı düşüncesi olmaksızın yalnız özel çıkarlar için veya yalnız belli kişilerin yararına olarak kanun hükmü konulamaz. (Anayasa Mahkemesi 2016/133 E, 2017/155 K) Bu düzenlemeler ve ilkelen ışığında dava konusu hükümler incelendiğinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ’ nun 278/3-1,2 hükümlerinin mülkiyet hakkını sınırlandırdığı açıktır. Bu sınırlama alacaklıların zarara uğramasını engellemek amacıyla yapılmakta olup, Anayasa Mahkemesi ’ nin benimsediği kamu yararı kavramı içerisinde olmayıp, toplumsal yarar yönü bulunmamaktadır. (Kaldı ki alacaklıların zarara uğradığı iddialarını aynı kanunun 279 ve 280. maddeleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ’ nun 19. maddesi dikkate alınarak ileri sürmeleri mümkündür.) Bu sebeple ilgili 1 ve 2 numaralı bentlerin Anayasa ’ nın 35. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği değerlendirilmiştir. 3. Anayasa’nın 36. maddesine (Hak Arama Hürriyeti) aykırılık hususu Anayasa ’ nın 36. maddesi herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu düzenlemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla yerleştiği üzere bu hakkın bir ilkesi de silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava ve savunma hakkı tanınması “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri ışığında, hakkaniyete uygun yargılamanın da temelini oluşturmaktadır. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumda bulunmasını ve taraflardan birine dezavantaj diğerine avantaj sağlayacak kurallara yer verilmemesini öngörmekte; diğer bir deyişle davanın tarafları arasında hakkaniyete uygun bir dengenin varlığını gerekli kılmaktadır. Çelişmeli yargılama ilkesi ise taraflara, dosyaya giren görüşler ile diğer tarafça sunulan deliller hakkında bilgi sahibi olma ve karşı iddialarını sunma hususunda uygun imkânların sağlanması anlamına gelmektedir. (Anayasa Mahkemesi 2016/191 E, 2017/131 K). Bu düzenlemeler v...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19

D. Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 114

(Değişik:24/11/2021-7343/14 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 278

(Değişik:24/12/2025-7571/2 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 280

(Değişik: 18/2/1965-538/115 md.)

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2018/85

4 Aralık 2018

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2018/86

31 Ekim 2018

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2018/87

16 Ekim 2018

Anayasa Mahkemesi

E. 2018/30 · K. 2018/94

30 Kasım 2018

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2018/81

14 Kasım 2018

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2018/82

11 Aralık 2018