"İçtihat Metni" Mahkeme : Çocuk Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkındaki 05/03/2013 tarihli ve 2012/731 esas, 2013/185 karar sayılı denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 01/04/2013 tarihi ile denetim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı 22/04/2013 tarihleri arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının kesinleştiği 23/12/2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 06/03/2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, bu itibarla hüküm ve inceleme tarihi itibarıyla kamu davasının asli veya olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından...
10. Ceza Dairesi 2020/5759 E. , 2020/4753 K. "İçtihat Metni" Mahkeme : Çocuk Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkındaki 05/03/2013 tarihli ve 2012/731 esas, 2013/185 karar sayılı denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 01/04/2013 tarihi ile denetim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı 22/04/2013 tarihleri arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının kesinleştiği 23/12/2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 06/03/2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, bu itibarla hüküm ve inceleme tarihi itibarıyla kamu davasının asli veya olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir...